Sinif Mucadelesi

Metal sözleşmesi bağlandı, patronların lokavt, işsizlik, düşük ücret tehditleri boş çıktı

Cuma 7 Şubat 2020

En büyük ve en fazla kâr eden işletmelerde çalışanların da dahil olduğu 130 bin metal işçisinin toplu sözleşmesi imzalandı. Patron sendikası MESS, %3.2 zam teklifiyle başlamıştı görüşmeyi. İşçi sendikası Türk-Metal ise %26 zamla başlatmıştı. Sözleşme, ilk 6 ay toplamda %18.48’i aşmayacak (ücrete %17, sosyal haklara %20) şekilde artışla bağlandı.

Kağıt üstünde patronların daha fazla taviz verdiği görülüyor. Ancak örneğin Ford Otosan patronları bu yıl işçi başına yılda 110 bin lira kâr etti; işçinin alacağı zam ayda 450-500 lira (yılda 5 bin lira civarında). Buradan bakıldığında, her durumda patronlar kazançlı. Her şeye rağmen, patronların işçilerden çekindikleri için bu zammı verdikleri kesin. İşte bu nedenle, bu bir kazanımdır.

MESS, grev kararına karşı lokavtla tehdit etti, ancak işçinin greve çıkmasını göze alamadı. Çünkü metal işçilerinin 2015 yılı mücadelesi sırasında verdikleri tavizleri unutmadılar. Ayrıca 3 yıllık sözleşmeden yine geri adım atıldı. 3 yıllık sözleşme istemelerinin amacı, ikinci ve üçüncü yıl zamlarını enflasyon oranıyla sınırlandırıp ceplerinden çıkacak parayı azaltmaktı. Bu nedenle, bunu ilk fırsatta yeniden deneyeceklerini unutmamak gerekli.

Patronların tehditleri kadar sendika bürokratlarının, patron ağzıyla konuşup iş yerlerinde fısıltıyla işçiyi %15 zamma razı etme çabasını da eklemek gerek. Meydanlardaki gösterişlerini, gerçeğe dönüştürme havası vermeye çalıştılar. Asıl gayretleri, grevin denetimlerinden çıkma tehlikesiydi. Onlar da, sendikacıları takmayıp kendi örgütlerini, komitelerini kuran işçilerin deneyimlerini çok iyi hatırlıyorlar.

Ekonominin büyük kısmını sırtlayan metal işçileri, iki yıl boyunca yaşamlarını doğrudan etkileyecek ücret artışı için mücadele yapma olanağını bulamadı. Patronlarıyla yüzleşemedi. Birleşik-Metal, 10 bin işçi adına sözleşmeyi kabul etmediğini, greve çıkacağını açıkladı. Ancak iki gün sonra, tıpkı Türk-İş bürokratları gibi işçilere sormadan, onlarla aynı sözleşmeyi imzalayarak, farklı olmadığını gösterdi.

Genel ekonomik sorunlar, yani işsizlik ve hayat pahalılığı, patronları koşulsuz destekleyen hükümet ve yasalar, işçilerin fabrikada, sendikada karşılaştıkları engellerden çok daha büyük engeller oluşturuyor.

Ücreti yükseltme, yaşam düzeyini ve çalışma koşullarını iyileştirme mücadelesi çok önemlidir. Bu, doğrudan patronun kasasına bir müdahale olmanın ötesinde, patronun kendine hak gördüğü hakimiyet alanına işçinin müdahale ettiği anlamına da gelir. Patrondan bir hak koparmanın tek yolu işçilerin bir düzeyde örgütlenmesi, birlikte karar alıp hareket etmesi ve bunlardan kazandığı deneyimdir. Böyle bir tecrübe yaşayan hiç bir işçi bunu unutmaz ve gittiği her yere deneyimini beraberinde götürür.

Patronları ve sendika bürokratlarını en çok rahatsız eden, mücadele deneyimi olan işçilerin çoğalmasıdır. Bu nedenle her zam sonrası bürokratlar “ben aldım”, patronlar “ben verdim” der. Metal işçileri, zammı üretimden gelen kendi güçleriyle aldıklarının farkında. (04.02.20)


Ana sayfa | İletişim | Site planı | |

Site yaşamını izle tr  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi Sayı: 260 - 7 Şubat 2020  Site yaşamını izle Başyazı   ?