Sinif Mucadelesi

Suriye’de her taraf kendi siyasetinin dayatıyor

Pazartesi 7 Ekim 2019

ABD’de Trump’la görüşemeyen Erdoğan, yeni bir askeri harekat için izin alamadı ama Suriye için “güvenli bölge” planını açıkladı: Sınırdan 30 kilometre içerde, köy ve kasabalar inşa etmek. Sanki toplu konut projesi. Suriyelilerin kendi mahalleleri, kasabaları, tarlaları, evleri, işyerleri, dükkanları, vardı. Erdoğan kim olarak, onları şuraya veya buraya yerleştirecek? “Suriye’nin toprak bütünlüğüne saygılıyız” denilerek, böyle bir öneri nasıl yapılır?

ABD, IŞİD bahanesiyle Kürtleri silahlandırıyor; Türkiye PKK bahanesiyle Türkmenleri, cihatçı milisleri silahlandırıyor. Belki de konutlar, Türkiye’nin bu güne kadar kullandığı islamcı militanları dışarıda tutmak için yapılacak. Suriye dışişleri bakanı, işgalci deyip ABD ve Türk askerinin çekilmesini istedi. Suriye’de silahların susmasının, ölümlerin, göçün durmasını geciktiren etkenlerden biri de, iktidarın dayatmacı siyaseti.

Erdoğan, ABD’yi yeriyor ama kendi yaptıklarının aynı sonuçlar doğurduğundan söz etmiyor. Suriye siyaseti, gittikçe daha dar bir açmaza gidiyor. Hem Rusya hem ABD, bir yanda Erdoğan’ın sırtını sıvazlayıp “haklısın” diyor, diğer yanda tam aksi yönde kendi çıkarlarına düzenlemeler yapıyorlar. Bu ortamda bir yıldır süren “sabrımız taştı” ile “kendi işimizi kendimiz görürüz” açıklaması boşuna. Sınıra asker yığılmasının nedeni belki de operasyondan çok, olebilecek yeni bir göçü önlemek. Böylece “açık kapı” siyaseti de sona ermiş oldu.

Tüm bunlar, büyük güçler gibi Erdoğan’ın da, Suriyelilerin isteyeceği ya da onların çıkarına olanı değil, sadece kendi uygun gördüğü siyaseti dayattığını anlatıyor. Bu nedenle Suriye halkı, siyasetçileri ve dayattıklarını bir kenara bırakıp sorunları kendi çözmeli. (04.10.19)


Ana sayfa | İletişim | Site planı | |

Site yaşamını izle tr  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi Sayı: 256 - 6 Ekim 2019  Site yaşamını izle Emekçinin Gündemi   ?