Sinif Mucadelesi
Avrupa Birliği

Seçimden sonra emekçi cephesi güçlenmeli

Perşembe 6 Haziran 2019

Le Pen ve partisi ile Macron ve partisi, Avrupa Birliğ seçim sonuçlarından memnun olduğunu duyurdu. RN (Ulusal Birlik, Le Pen’in partisi) birinci sırada, REM, (Cumhuriyetçi Hareket, Macron’un partisi) gerilemeyi önemli ölçüde engellediği için memnun. Her şey, seçmenlerin tek seçeneğinin bankacıların adayı ile milyarder Le Pen arasında olduğunu, yani sıtma ile kolera arasında tercih yapılması gerektiğini gösterdi.

Cumhuriyetçilerin oyu bayağı azaldı. Sağcı seçmenlerin büyük çoğunluğu şimdi Hollande’ın eski bakanı olan Macron’a oy veriyor. Çünkü Macron, sağcı seçmenlerin hoşuna giden bir siyaset izliyor.

Çevrecilerin aldığı oylarının artması, yeryüzünün geleceğine ilişkin endişeleri yansıtıyor. Ancak kapitalist düzene dokunulmadan çevre sorunları çözülemez, çünkü büyük kapitalistler olanaklarını kullanıp buna engel oluyor. Örneğin Yeşiller de eski çevre bakanı Hulot da, hükümete girdi; iktidarın süsü olup, Total şirketi ve onun gibilerinin çevre tahribatına karşı bir şey yapamadılar.

Emekçilerin, işsizlerin ve kitlelerin bir kısmı ile emekliler, büyük oranda seçimin dışında kaldı. (Oy kullanmayan seçmen oranı %50’ye yakın) İşçi semtlerinde oturanların çoğu oy kullanmadı ve buna Fransa’da yaşayan ve vergilerini ödeyen ama oy kullanma hakkı olmayan göçmen emekçileri de eklemek gerek.

Esas sorun siyasi düzenin kendisi; çünkü seçimi kazanan parti kim olursa olsun sonuçta düzenin esas yöneticileri kapitalistler. Bu, Avrupa Birliği Parlamentosu için daha da geçerli. Çünkü onun ne işe yaradığı gerçekten bilinmiyor.

Daha önceki dönemde parlamenter sistemde, sırayla bir sağ, bir sol iktidar birbirini izliyordu. Bu durum bir düzeyde işçi sınıfını, dolayısıyla işçi hareketini de ilgilendirdiği için bir oranda seçim, kitlelerin ilgisini çekiyordu. Ancak sol partiler iktidar olmak için emekçilere, oy vererek yaşamlarını değiştirebileceklerini anlattı.

Üstelik sol, yıllarca iktidar oldu ve şimdi tamamen yıprandı. Fransa’da Le Pen’in partisi RN oldukça güçlendi. Seçim sonuçlarının gösterdiği gibi İtalya’da, Macaristan’da ve Belçika’da da ırkçı akımlar, diktatörlük rejimlerini savunanlar, bayağı güçlendi.

Yine de bu ortamda bazı çevreler solu yeniden güçlendirip tekrar hükümete gelip, Hollande ve onun gibilerinin yaptığı gibi kapitalistlere hizmet etmek için çaba gösteriyor.

Bu gibi yöntemlerle aşırı sağa ve onun gerici siyasetine karşı koymak mümkün değil. Gerçekten yapılması gereken bir sol hükümet oluşturmak değil, gerçekten emekçilerin çıkarlarını savunacak bir işçi partisinin inşasıdır.

Kapitalistler bir sınıf savaşı sürdürüyor. Daha önce Sarkozy ve Hollande’ın gittiği yolu takip eden Macron, iki yıldan beri bu gerçeğin somut örneği. Emeklilere ve işsizlere karşı yeni saldırılar gelecek. İşçi cephesi, sadece soyut bir laf değil. Siyasi, bilinçli bir tercihin ötesinde toplumda yaşanan bir gerçeklik. İşçi cephesi, kendi öz çıkarlarını savunmalı, yani kendi öz sınıf savaşını vermeli.

Lutte Ouviere’ın aldığı 176 bin 433 oy fazla bir şey değil. Ancak, devrimci bir siyasi geleneğin varlığını sürdürdüğü, devrimci işçi sınıfı geleneğinin var olduğunu, milliyetçiliğin ve ırkçılığın tırmandığı bir ortamda buna karşı enternasyonalizmin ayakta durduğunu gösteriyor. Kapitalist sınıfın müthiş saldırılar tertiplediği bir ortamda sınıf mücadelesini sürdürüp güçlendirmek temel görevlerden biridir...

Bugün toplum, ekonomik kriz ve yoksulluk nedeniyle bir felaket yaşıyor. Savaşlar ve çevre felaketleri toplumu tehdit ediyor. Dünyayı yöneten sınıf olan burjuvazinin doymak bilmezliği, insanlığın sorunlarını çözebilme yeteneğinden mahrum bırakıyor...
Burjuvazinin baskıları eninde sonunda isyanlara yol açacak. İşte bu isyanlar süresinde işçi sınıfı büyük sermayenin hakimiyetini bitirecek. İşçi sınıfı bunu gerçekleştirebilecek güce sahiptir. LO


Ana sayfa | İletişim | Site planı | |

Site yaşamını izle tr  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi Sayı:252 - 7 Haziran 2019  Site yaşamını izle Uluslararası Gündem   ?