Sinif Mucadelesi

31 Mart yerel seçim sonuçları Erdoğan ve AKP iktidarının ne kadar yıprandığını açıkça gösteriyor

Cuma 5 Nisan 2019

Erdoğan ve Bahçeli önderliğinde oluşturulmuş olan Cumhur İttifakı, 31 Mart Pazar günü yapılan yerel seçimlerde, öncelikle Başkent Ankara ve İstanbul’u, ayrıca Adana, Mersin, Antalya gibi diğer başka önemli kentleri de kaybetti. Böylece, İttifakın ne kadar yıpranmış olduğu açıkça ortaya çıktı.

Seçim kampanyası boyunca Erdoğan ve Cumhur İttifakı kendi tabanlarından tepki gelmeye başladığını fiilen gördüler. İktidarlarının ve ekonomik krizin, seçmen tabanlarını oluşturan yoksul kitlelerin tepkisini çektiğini görüyorlardı. Bu kitlelerin gözünü tanzim satışları ve benzer yöntemlerle boyamaya çalıştılar. Ancak özellikle son haftalarda bunun yetmeyeceğini gördüler; demokrasiyi ve hoşgörüyü bir tarafa bırakıp, özellikle Erdoğan ve İçişleri Bakanı Soylu ağzından, muhalefeti ve adayları açıkça, kendi yasalarını bile çiğneyip, tehdit ettiler. Kılıçdaroğlu ve Akşener’i cezaevine atmakla tehdit ettiler. “Beka” sorunu diye bir sorun dayatıldı. Elbette bir beka sorunu var ama emekçileri ve yoksul kitleleri sömüren ve ezen patronlar ile hükümetlerinin sorunudur bu!

Cumhur İttifakı ve Erdoğan, tüm bu yöntemlere şimdiye kadar bu seviyede başvurmamıştı. Şimdi niye bunu yaptı? Çünkü kendi tabanları da ekonomik krizin yol açtığı yaşam şartlarının kötüleşmesinden olumsuz etkilendi; TL’nin %30 civarında değer kaybetmesinden, enflasyonun %20’ye çıkmasından dolayı satın alma gücü geriledi. Artık emekçiler ve dar gelirli kitleler, ay sonunu zorlukla getiriyor, bazen de hiç getiremiyorlar. Diğer yanda AKP ve MHP, yani iktidar çevreleri ve yakınları, krizden olumsuz etkilenmedikleri gibi daha da zenginleşti. Artık hükümete oy veren tabanın önemli bir kısmı “bunlar da yer ama en azından bunlar bize bir şeyler verir” demektense “bu kadarı da olmaz” deme aşamasına geldi.

Erdoğan ve Cumhur İttifakı hem devlete hem de özel medyaya %90 hakim olduğundan gündemi değiştirip, kitlelerin gözünü boyayıp, geçmişte olduğu gibi “malı götüreceklerini” zannetti. Ancak garanti olmadığını son birkaç seçimde yaşayarak gördükleri için seçim sonuçlarını ayarlamaya çalıştıkları şimdi açıkça ortaya çıkıyor. Daha önemlisi, seçim akşamı sandıkların kapanmasını takip eden ilk saatlerde, tüm medya Ankara ve İstanbul’u Cumhur İttifakının kazandığı intibasını yaydı. Ardından geçmiş Haziran seçiminde olduğu gibi tüm sandıkların sonuçları hesaba katılmadan “zafer” haberi verilecekti. Ancak bu defa “evdeki hesap çarşıya uymadı”.

Cumhur İttifakı “dolaplarını” çevirmeye devam edip şimdi, özellikle İstanbul’daki sonuçları çarpıtmaya çalışıyor. Bunu başarması kolay görünmüyor. Büyük olasılıkla Cumhur İttifakı sonuçları kabul edecek ama muhalif belediye yönetimine engel çıkarmaya çalışacak.

Gelinen aşamada Erdoğan ve Cumhur İttifakı’nın seçim yoluyla olsa da büyük bir şamar yemesi çok sevindirici. Ancak şimdi CHP ve İyi Parti’nin gerçekten halkın hizmetine girerek öncelikli olarak emekçilere ve dar gelirlilere hizmet vereceği hayallerine kapılmamak gerekir. CHP’nin hem geçmişteki belediye bilançoları hem de son dönemde İzmir ve Avcılar Belediyesindeki uygulamaları bunun hayal olduğunu gösteriyor. Zaten Kılıçdaroğlu seçim gecesi yaptığı açıklamada, “Önümüzdeki dönemde önemli olan ekonomik krize çözüm getirmektir. Bizler ’elimizden geleni’ yapmaya hazırız” şeklinde bir vurgu yaptı.

Bunun somut anlamı şu: Şimdi seçimler bitti, esas gündem patronların ve hükümetin “çözüm” için işçi sınıfı ve tüm kitlelere karşı yapacakları saldırılardır. Bu nedenle işçi sınıfının gündemi şimdiden gereken hazırlıkları yaparak üretimden gelen gücünü kullanmak olmalıdır. (02.04.19)


Ana sayfa | İletişim | Site planı | |

Site yaşamını izle tr  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi Sayı:250 - 5 Nisan 2019  Site yaşamını izle Başyazı   ?