Sinif Mucadelesi

Rusya: İşçi Düşmanı bir Emeklilik Reformu

Cumartesi 8 Aralık 2018

Rusya Başkanı Vladimir Putin Ekim ayı başında kararlaştırdığı bir yasa ile emeklilik yaşını önemli oranlarda yükseltti. Aslında bu reform 15 Haziran’da açıklanmıştı, ama hemen yol açtığı tepki ve protesto yürüyüşleri üç ay boyunca sürmüştü. Ve bu tepkiler Putin’in kabul ettirmeye çalıştığı hoş görünümü ilk kez iyice zedeledi: Yani halkının mutluluğu için çalışan kişi imajını. Halbuki Putin kendini korumak için bu kararı Başbakan Dimitri Medvedev ağzından açıkladı ve böylece bunun yükünü ona yükledi, hatta Putin kendini kurtarmak için bu reformun bazı maddelerini onaylamadığını dahi ima etmişti.

Yıpranmış bir Bonapartçılık

Yeltsin çekilip iktidarı Putin’e devrettiğinden bu yana yirmi yıla yakın bir zaman geçti ve bu dönem boyunca Putin her ne kadar bir tek adam görüntüsünde olsa da, bir sürü olaya rağmen her şeyden önce ülkesinin ve halkının iyiliği için çalışan bir kişi görüntüsünü vermeyi başardı. Bunu Çeçenistan’daki ikinci savaşa, kitlesel ölümlere yol açan suikastlara, 2008’den sonra satın alma gücünde yaşanan düşüşlere, Batılıların 2014’ten sonra uyguladıkları ambargoya, rublenin sürekli değer kaybetmesine, yüksek seviyelerdeki yolsuzluklara ve seçimlerdeki hilelere rağmen başarmıştı.

1990’lı yıllardan sonra devlet iş çevrelerinin, mafya tipinde bir çevrenin gazabına uğramıştı ve Putin başa gelince bürokrasinin hakim sınıf konumunu ve ona bağlı olan ayrıcalıkları güvence altına aldı. Buna ek olarak da Putin, bir Bonapart imajı yaratıp, güçlüler “aşağıdakilere” dokunmaya kalktığında karşılarında Putin’i bulur görüntüsünü elde etti. Örneğin televizyon kanallarında yoksulları, işçileri savunan ve bunun için fabrikasını kapatmak isteyen bir zengine uyarılarda bulunup emirler vererek fabrikayı kapatmaktan vazgeçmesini isteyen şovlar bile yapıyordu.

Dünya Futbol Şampiyonluğu ve toplumsal tepkiler

Kremlin emeklilikle ilgili reformu gündeme getirince bunu açıkça görebildik. Bunu duyurma tarihi olarak Dünya Futbol Şampiyonluğunun açılış tarihi seçildi, çünkü Rusya’da bu sebeple çok sıkı güvenlik önlemleri alınmıştı –şampiyonluk maçlarının oynanacağı bir düzineye yakın kentte tüm yürüyüşler yasaklanmıştı- ve bu da kitlelerden ne gibi tepkiler geleceğinin öngörüldüğünü gösteriyordu.

Bu karara göre emeklilik yaşı erkekler için 60’tan 65’e ve kadınlar içinse 55’ten 63’e çıkarılıyordu. Kadınlar için ek olarak 8 yıl ve erkekler içinse 5 yıl daha çalışma zorunluluğu getiriliyordu. Bu feci bir gerilemeydi! Üstelik iktidar bu şekilde Sovyet döneminden geriye kalan çok ender haklardan birisi olan bu hakka saldırıyordu. 1932 yılında emeklilik yaşı 55 ve 60 yıl olarak karalaştırıldığından bu yana bu yasaya 86 yıl boyunca hiç dokunulmamıştı.

Rusya’da erkeklerin ortalama yaşam sınırı 66’dır: Öyleyse, onlar ölünceye kadar çalıştırılmak mı isteniyor? Kadınların ise emeklilik ücretleri çok düşük olduğu için onların bir çoğu farklı işlerle bunu telafi etmeye çalışıyorlar: Bu durumda onlar 8 yıl daha da çalıştırılmak mı isteniyor? Böyle bir şey asla kabul edilemez, çünkü kadınlar emekliye ayrıldıklarında eğer başka bir ek işte çalışmıyorlarsa aile içinde çalışıyorlar. Emekli kadınlar çoğunlukla torunlara bakmak zorundalar, çünkü ücretler çok yetersiz olduğu için çoğu ailede hem erkek hem de kadın çalışmak zorunda ve kreşler de pahalı olduğu için ailelerin çoğu çocuklarını kreşe gönderecek paraya sahip değil.

İş birlikçi sendika konfederasyonları ve muhalif ve sınıf sendikası diye bilinen sendikaların tutumu

Reform haberi duyulur duyulmaz iptali için bir imza kampanyası başladı ve bir haftadan kısa bir zaman içerisinde 3 milyona yakın destek imzası toplandı. Böyle bir şey şimdiye kadar görülmedi. Ardından bir hafta sonra ise “hareketin örgütlenmesi” isimli bir komite ise birçok yerde gösteri çağrılarında bulundu.
Yeni sendikalar, yani son 15-20 yıl içerisinde diğer iş birlikçi sendikalara tepki olarak kurulanlar, şu veya bu bölgede farklı “yürüyüşler”, daha doğrusu buluşmalar tertiplediler. Bazı kentlerde bu sendikalar bildiriler basıp dağıttılar.
Aslında bu yeni sendikalardan “muhalif” sendikalar diye söz ettiğimizde, gerçekler bu sendikaların esaslı muhalif sendikalar olmasından kaynaklanmıyor. Çünkü onlar rejime karşı değiller, esas sorun, rejimin kendisinin bu sendikalara karşı olması ve onları resmi sendikalar olarak kabul etmek istememesi.

Volkswagen, Peugeot-Mitsubishi, Benteler vb. fabrikaların bulunduğu Kaluga kentinde bölge valisi onların hizmetinde hareket ederek son zamanlarda grevleri tertipleyen ve yüzlerce işçiyi örgütleyen MPRA’yı yasakladı.

Yüksek mahkeme MPRA’nın yasaklanma kararını iptal etti. Ama yine de iktidarın denetimi dışında olan sendikalara, sivil toplum kuruluşlarına, parti ve derneklere karşı yabancı güçlerin ajanlarıdır suçlamaları devam ediyor ve bunları kabul etmeyenleri yasaklamakla tehdit ediyorlar.

Bürokrasi sistemin krizinin bedelini kitlelere ödetiyor

Tabi ki Rusya, SSCB’nin dağılmasından sonra bir nüfus krizi yaşamaktadır. Nüfus gittikçe azalmaktadır, özellikle de çalışma hayatına yeni başlayanlar açısından, diğer eski Sovyetler Birliği bölgelerinden Rusya’ya doğru göç olmasına rağmen, bu böyledir. Basının yaptığı bazı tahminlere göre, Rusya’da yakın zamanda çalışan her bir kişiye bir emekli düşecek. Bunun temel nedeni SSCB’nin dağılmasından sonra kitlelerin hayat seviyesinde yaşanan çöküş ve sağlık ve bakım alanındaki ücretsiz hizmetlere son verilmesi nedeniyle ölüm oranlarındaki artıştır. Eğitim almış genç ailelerde ücretler çok yetersiz olduğu için bir çocuktan fazla çocuk yapılmıyor ve birçok kadın ve erkek gelecekleri konusunda hiç de iyimser değil.

Yaşanan bu kriz ekonominin bürokrasi tarafından talan edildiğini, kamu hizmetlerinin çöküşe sürüklendiğini, askeri harcamaların zirve yaparak halka milliyetçi nutuklar atılıp savaş çığırtkanlığı yapıldığını gösteriyor. Diğer yandan ise iş yerleri kapanıyor veya çalışan sayısı önemli oranlarda azaltılıyor.

Putin bürokrasinin çıkarlarını savunuyor ve eğer bu krizin insani ve mali sonuçlarını kitlelerin üzerine yıkmazsa o mevkide duramaz. Putin ve hükümetinin emeklilik konusunda yaptığı, yani emeklilik yaşının uzatılması da aynen budur. Bu konu medyada fazla gündeme gelmezken de aynı amaçla iktidar KDV oranını yüzde 18’den yüzde 20’ye çıkardı ve akaryakıt ile farklı kamu hizmetlerinde, konut fiyatlarında zamlar uyguladı…

Putin ’emeklilerin maaşlarını ödemek için para eksilebilir’ gibi açıklamalar yaparken şunu unutuyor: 2017’de Timçenko yasasını çıkarıp para babalarının isteğini yerine getirdi. Yani onların servetlerini ülke dışına çıkarabilme olanaklarını artırdı. Bu paraları kitlelerden çaldıklarını hiç de söylemiyor.

Ve şimdi?

Rusya’da iktidarın bu kitlelere karşı olan siyasetine tepki gösteren son hareketten emekçilerin ne gibi sonuçlar çıkardığını bilmiyoruz. Üç ay süren bu hareketin en azından milyonlarca insanı şu veya bu seviyelerde etkilediğini düşünebiliriz.
Kaç kişi tüm bunlara karşı işçi sınıfının kendi çıkarlarını savunması için bir siyasetin, bu rejimi ve ona hizmet veren kişilerin tümünün iktidarına son verecek ve bunu uygulayacak devrimci bir partinin gerekli olduğu bilincine vardı?

Bunun cevabını bilmiyoruz. Ama şunu biliyoruz ki bu ülkedeki emekçilerin tek kurtuluş yolu sözü edilen bu yolda yürümekle gerçekleşebilir. LO (22.10.2018)


Ana sayfa | İletişim | Site planı | |

Site yaşamını izle tr  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi Sayı:246 - 7 Aralık 2018  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi’nin Sözü   ?