Sinif Mucadelesi

Ekonomik kriz: Devrimciler için ülkeyi kurtarmanın değil, örgütlenmenin zamanı

Cumartesi 6 Ekim 2018

İkinci Dünya Savaşı öncesinde Avrupa’yı kasıp kavuran ekonomik çöküş ortamında Troçki, IV. Enternasyonal çatısında toplanan ve sürekli devrim ihtiyacını savunan tüm devrimcilere kılavuzluk edecek bir geçiş programı yazdı. Program, ekonomik kriz nedeniyle hayat pahalılığı ve işsizliğin katlanarak arttığı bu dönemde önemini koruyor.

Ücretler ve çalışma saatlerinde eşel mobil sistemi talep edilmeli

Bugün Türkiye hükümeti, güya hayat pahalılığına karşı, çeşitli mağazalarda “fiyat denetimleri” yapıyor, bu tip haberler basına “fırsatçılarla mücadele” başlıklarıyla yansıyor.

Ancak fiyat denetimi gerçekçi bir çözüm değildir. Üstelik, küçük esnaf baskılarla fiyatları aşağı çekse bile büyük burjuvaziye hiçbir şekilde dokunulamaz.

Hayat pahalılığı ve işsizlikle mücadele için Troçki, eşel mobil (oynak merdiven) sistemini öneriyor. Bu sistemde, tüketim mallarındaki fiyat artışı oranında ücretler de otomatik olarak artırılır. Bu güvenceye işçi sınıfı toplu sözleşmelerle sahip olur.

Eşel mobil sisteme göre çalışma saatleri, eldeki işin bütün işçiler tarafından paylaşılması ile ayarlanır: Yani işsizler de çalışanların arasına katılır ve işsizliğin neden olduğu çürümeyle, yıkımla mücadele mümkün hale gelir. Ücretler ise düşürülmez.

Troçki, bu talebin “imkansızlığını” savunacak olan burjuvaziye ve onun avukatlarına şöyle seslenir: “Eğer kapitalizm kendi yarattığı felaketler sonucunda kaçınılmaz olarak doğan talepleri karşılayamıyorsa, yıkılsın!” İmkan olup olmadığı, sınıf mücadelesi yoluyla belli olacaktır.

Sendikalar ve partiler

Devrimciler, kendilerini kitle sendikalarına sırt çeviremezler, çünkü bu, işçilerin en yoğunlukla toplandığı ve fikirlerini ortaya koyduğu alandan kendini soyutlamak anlamına gelir. Ancak sendikalar, sınıfın genelini kapsayamazlar: Troçki’nin kendi döneminden ve tarihsel verilerden yola çıkarak yaptığı, ‘Sendikalar, sınıfın ancak %20-25’ini kapsarlar’ tespiti dahi, günümüz için iyimser bir değerlendirme.

Diğer yandan, sendikalar tastamam bir devrimci programa sahip olamaz. Bu nedenlerle devrimci partileri kurmak ve geliştirmek, özellikle kriz dönemlerinde çok önemlidir. Bu yolla, uzlaşmacı eğilimler gösteren sendikalara da karşı çıkılmalıdır.

Fabrika komiteleri

Troçki, kendisinin gözlemlediği fabrika işgalli grevler hakkında, bu grevlerin akıllara ‘Patron kim?’ sorusunu getirdiğine işaret ediyor: İşçilerin örgütlü işgali altındaki fabrikaların asıl sahiplerinin işçiler olduğu ortaya çıkmaktadır.

Fabrika komiteleri ise, bu gerçeği uzun vadede somutlaştırır, çünkü komitelerle beraber fabrikada bir ikili iktidar kurulmakta; bir yanda patronlar kendi kurallarını işletmeye çalışırken, diğer yanda işçiler üretimi yönetmek için kendi kurallarını oluşturmaktadır.

“Ticari sırlar” ve sanayide işçi denetimi

Troçki, başta bankacılık, nakliyat ve ağır sanayi sektörleri olmak üzere, burjuvazinin ‘ticari sırlarının’ işçi sınıfına açıklanması gerektiğini söylüyor. Bu, işçilerin üretim üzerinde kuracakları denetimin ilk adımıdır.

Tüm toplumun alacakları ve borçlarının tespiti, kapitalistlerin tüm bir sınıf olarak ulusal gelirden aldıkları payın belirlenmesi, banka ve tröstlerin yolsuzluklarının teşhiri gereklidir, ayrıca emek israfının tamamen kâr amacından kaynaklandığını topluma açıklamak çok önemlidir.

Denetimler, halkçı olup teknik bilgiye sahip olan kişilerin danışmanlığı ile, işçi komiteleri tarafından gerçekleştirilir. Tüm fabrika komitelerinin bir araya gelmesi, ulusal çapta planlı ekonominin bir provasıdır. Buralarda denetim komiteleri, çeşitli talepler ve mücadele biçimleri bir araya gelir, aralarında uyum oluşur; en devrimci durumlarda bunlar Sovyetler benzeri yönetim organlarına dönüşür.

Bazı kapitalist gurupların kamulaştırılması

En zengin şirketler, demiryolu ve savaş sanayi, en önemli hammadde kaynaklarını tekelinde tutanlar kamulaştırılmalı ve hiçbir tazminat ödenmemelidir.

Özel bankalar kamulaştırılmalı ve kredi düzeni devletleştirilmeli

Tüm bankalar bir ulusal kurumda birleştirilmeli, böylece planlama ile kredi düzeni bir arada örgütlenmelidir.

Bu talep iki açıdan önemlidir: Birincisi, bu yolla çiftçiler ve esnaflar gibi ihtiyaç sahiplerine uygun kredi sağlanacak, ikincisi, sermayenin bankalarda ve finans sektöründe yoğunlaşması anlamına gelen emperyalizme darbe vurulacaktır.

İşçi sınıfının örgütleri

İşçilerin silahlanması, mücadele birlikleri kurması, milisleşmesi ve grev gözcülüğünün öğrenilmesi, burjuvazinin büyük saldırılarına (örneğin faşist iktidarların döneminde olduğu gibi) karşı işçi sınıfını korumaya yönelik bir adımdır.

Grev ve yürüyüşlerde öz savunma grupları; işçi örgüt, toplantı ve yayınlarını korumak için ise milis tipi gruplar vazgeçilmezdir.

Anayurdun savunulması

Diğer yandan, burjuvazi silahsızlandırılmalıdır. Bu aynı zamanda savaş karşıtlığı anlamına gelir: Kendi çıkarlarına uyumlu olduğu takdirde savaş yolunu seçen burjuvazi, ‘anayurt savunması’ gibi kavramlarla savaşı meşrulaştırmaya çalışır. Bu kavram bir işçi ya da bir çiftçi için evini, ailesini, yiyeceğini korumak anlamına gelirken, burjuvazi için kârını, mülkünü korumak demektir.

Ezilenlerin yurtseverliğin ile burjuvazininki birbirinden ayrı tutulmalıdır, hatta birbirine karşıt hale getirilmelidir. Bu çerçevede, savaşlarda tarafsız kalınmalıdır, ancak bir devletin emperyalist amaçlarla diğer devlete ilan ettiği savaşta tarafsız kalınamaz.

Sekterliğe karşı

Devrimciler güncel durumları dikkatle değerlendirmelidir.
Troçki IV. Enternasyonal militanlarının, ilerici niteliği olan her türlü girişimi, her ne kadar yetersiz olsalar da, gerekli noktalarda eleştirerek desteklemesi gerektiğini belirtir. Sınıfın bugün için önde gelen ihtiyaçlarına ve çıkarlarına yönelik mücadeleyi reddetmek, sadece ‘ak ve karayı’ görerek kitlenin demokratik taleplerine karşı çıkmak, hatta faşizm ile burjuva demokrasisi arasında ayrım yapmayı bile reddetmek, sekterliktir. Sekter eğilimlerle her zaman mücadele verilmelidir.

Kapitalizmin krizi, bir proleter devrimini kesinlikle gündeme getirir. Devrimciler, devrimden korkan sözde devrimcilere, reformizme savaş ilan eder.

Ezilenlerin ezenlerden korkmasına neden olacak bir uysallık yaratmaya ve kitlenin başkaldırı ruhunu ezmeye çalışanlara; kitlenin iradesi yerine önderlerin iradesini, ikna yerine zorlamayı ve gerçeğin yerine demagojiyi getirenlere kesinlikle müsaade edilemez.

Bir devrimci, gerçekleri olduğu gibi görmeli, her koşulda doğruyu söylemeli, engellerden çekinmemeli, diğerlerinden daha önemsiz görünen meselelerde de her zaman doğrulara sadık olmalı, eylemlerini ve programını sınıf mücadelesi mantığına dayandırmalı ve eylem anı geldiğinde son derece cesur olmalıdır.

Gençliğe ve kadın emekçilere yol açın!

IV.Enternasyonal, proletaryanın genç kuşağına özel önem verir. Gençliğe, kendi öz gücüne ve geleceği inancını aşılamaya çalışır.

Kapitalizmin çöküşü, en ağır derbelerini bir ücretli işçi ve ev kadını olarak kadınlara indirmektedir. İşçi sınıfının en sömürülen tabakalarından, dolayısıyla kadın işçiler arasından destek sağlanmalıdır.

IV. Enternasyonal bayrağı altında

İnsanlık kültürünün bugünkü krizi, proletaryanın önderlik krizi olduğunu söyleyen Troçki, enternasyonalde birleşen işçilerin, sınıflarına krizden çıkış yolunu gösterdiğini söyler. (30.09.18)


Ana sayfa | İletişim | Site planı | |

Site yaşamını izle tr  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi Sayı:244 - 6 Ekim 2018  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi’nin Sözü   ?