Sinif Mucadelesi

Türk Telekom üzerinden Lübnanlı Hariri’ye akan milyarlar

Cumartesi 6 Ekim 2018

Türkiye’nin en büyük özelleştirilmesi, 2005’te büyük reklamla yapılan Türk Telekom’un satışıydı. O zamanlar “devleti tüccar gibi yöneteceğiz” diyerek övünen Erdoğan başbakan, çeki tutan maliye bakanı Unakıtan, yanında duran Binali Yıldırım ulaştırma bakanıydı.

Satın alan OGER, Katar şirketi ancak Lübnan başbakanı Hariri ailesine aitti. (ABD’li McKinsey, Hariri’nin başbakanlığında Lübnan için çalıştı). 1993’te 20 milyar dolar değer biçilen Türk Telekom’un %55’ini, 12 yıl sonra AKP, 6.5 milyar dolara, taksitle sattı. İlk taksiti (1.310 milyon dolar) ödeyince yönetim OGER’e geçti.

Devletin ilk kıyağı, satıştan 7 ay sonra, kurumlar vergisinin indirilmesi oldu. Bu yolla şirket, 4 milyar lira daha az vergi ödedi. İkinci kıyak 2007’de, OGER’e peşin indirimi yapıldı; bankalardan aldığı 4,3 milyar dolar krediyi devlete ödemiş görünerek şirketin sahibi oldu. Oysa krediyle ödeme sözleşmeye göre yapılamazdı ve asla geri ödenmedi, kredi borcu Telekom hesabına yazıldı. Başka bir kıyak; Türksat frekanslarının hep ücretsiz kullandırılmasıdır.

Kısa süre içinde 60 bin işçiden 18.500’ü işten çıkarıldı, taşeronla sendikasız, güvencesiz düşük ücretli çalışma yaygınlaştırıldı.

Türk Telekom’un içi boşaldı; kasasındaki para eridi; 2016’yı 724 milyon zararla kapadı, borcu 15 milyara çıktı.

OGER’in 2026’da tüm altyapı ve teçhizatı devlete geri vermesi gerekiyor ancak hepsi yandaşlara satıldı, parası patronların kasalarına girdi ve tüm itirazların üstü örtüldü. Tüketiciden alınan para da Hariri ailesine aktı.

OGER patronları (ödemeden kurtulmak için isim değiştirip OTAŞ oldu) borçları için tek kuruş ödememelerine rağmen 2013’te tekrar bankalarından 4.75 milyar dolar kredi aldı: Akbank, Garanti (borçlarını ödeyemez durumda), İş Bankasından.

Yine geri ödeme yapılmadı ve bankalar zarardan sızlanınca, AKP hükümetleri, hesap kayıtlarına girilmeyip zarar gösterilmemesini, borcun takibe düşürülmemesini yani tahsilatı için hukuki yollara gidilmemesini sağladı. Sonunda, Hariri ailesinin eli kirlenmedi, OGER hissesinin Akbank, Garanti ve İş Bankasına, alacakları oranında paylaştırılması kararı çıktı.

OGER patronlarının cebine giren paranın 5.7 milyar dolar (22 milyar lira) olduğu hesaplanıyor. Bu para tüm toplumun cebinden çıktı.

Bu işi halleden ve takip edenler, patronlara kazandırdıklarının ödülünü aldı: O dönem üst düzey bir siyasetçiye Birleşik Arap Emirlikleri’nde 2.5 milyar dolar rüşvet verildiği iddia edildi ancak açılan dava kapatıldı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, yakın zamana kadar Türk Telekom yönetim kurulu başkan yardımcısıydı. Cumhurbaşkanı Danışmanı Sefer Turan ise Türk Telekom yönetim kurulu üyesi.

İşte Türkiye’nin büyük “özelleştirme hikayesi” böyle oldu. İşte “sayın” siyasetçiler tüm bu işleri, canla başla çalışarak kotardılar. (02.10.18)


Ana sayfa | İletişim | Site planı | |

Site yaşamını izle tr  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi Sayı:244 - 6 Ekim 2018  Site yaşamını izle Emekçinin Gündemi   ?