Sinif Mucadelesi

Krize çözüm programı; işçi sınıfından alıp patronlara vermeyi hedefliyor

Cumartesi 6 Ekim 2018

Açıklanan enflasyon rakamları bakan damat Albayrak’ın, açıkladığı ekonomik programı boşa çıkardı bile. Bu yıl açıklanan plana göre enflasyonun %7 olması gerekiyordu. Zaten bu güne kadar açıklanan programların hiç biri, üstelik hiç bir maddesi tutmadı. Bunun sorumlusu elbette yönetiriz dedikleri ekonomiyi yönetemeyen kendileri değil; istifçiler, ekmekçiler, üretmeyen çiftçiler, işçiler...

Ekonomik kriz karşısında hükümetin hedefi, hayat pahalılığını önleyerek milyonlarca işçiyi, çiftçiyi, esnafı ve ailelerini geçim derdinden korumak değil, Patronların kasalarının dolması için ekonominin çarklarını döndürmeyi sürdürmek. Bu nedenle geçmişte ABD ve Avrupa Birliği hükümetlerinin yaptığının benzerini yapıyor. Bankalara, patronların kasalarını parayla dolduruyor; devlet siparişleriyle çarklarını döndürüyor; ağustos, eylül ve ekimde, elektrik ve doğalgazın üç kez zamlanması gibi fiyat artışlarıyla işçilerin ücreti patronların kasalarına akıtılıyor; işçilere baskıyla düşük zam verilmesine olanak yaratıyor; vergileri arttırarak, zorunlu kesinti ve fonlar üzerinden hazine biriken parayı sağlıkta veya sosyal hizmetlerde kullanmayıp patronlara veriyor.

Ancak Erdoğan, daha önceki çıkışlarıyla uluslar arası sermayeye güven vermediği için daha zor durumda. Erdoğan’ın “ekonomimize saldırıyor” diye ABD’yi suçlamıştı, şimdi uluslar arası finans çevreleri işi, doğrudan ellerine aldı. Üstelik bunu, bin bir nazla, Erdoğan’a faiz konusunda diz çöktürdükten sonra yaptılar.

Almanya ile arayı da böyle düzelttiler; bir ay içinde Alman şirketi Siemens’e biri 35 milyon avroluk olmak üzere iki devlet ihalesi verildi. Böylece Erdoğan, Almanya’ya gidebildi, Alman sermayesi Türkiye’deki bankalara para verdi.

Erdoğan’ın tüm asıp kesmelerine rağmen Türkiye, dünyada paraya en yüksek faiz veren dürdüncü ülke oldu.

Erdoğan ve bakan damadı, şirketlerin yanında, bankaların yanında, esnafın yanında, hatta köylünün bile yanında ama bir tek işçinin yanında değil. Yeni havaaalanı inşaatı işçilerine reva görülenler, bu gerçeği herkesin yüzüne vurdu. Çünkü krize çözüm için tek planlarını gerçekleştirmeleri için işçi sınıfının daha düşük ücrete, daha kötü koşullara, işsizliğe rıza göstermesi gerek.

Ekonomi, dışarıdan gelecek sipariş, yatırım, para olmadan dönmüyor. Tüm sistem, işçi ücretini düşük tutup ucuza üretip ihracat yapmaya göre düzenlenmiş. Şimdi krize karşı bu sistemi daha da sıkı bir şekilde uygulanması hedefleniyor. Bu nedenle işçi sınıfının tüm kesimleri; emekliler, işsizler, tarımda çalışanlar, memurlar, yoksullaşacak. Yoksullaşma işsizlikle veya ücretlerden çok daha hızlı artan fiyatlarla, vergilerin artışıyla, zorunlu kesintiler, sosyal hizmetlerin, sağlık hizmetlerinin kısılmasıyla gerçekleşecek.

Tüm bunlar abartılı felaket senaryoları değil; 2001 krizinde yaşandı, 2008’de başlayan dünya ekonomik krizinden etkilenen ülkelerde yaşandı. Bu geleceği beklemeden, üretimden gelen gücümüzle örgütlenmeliyiz. İşçi sınıfı işçiden alıp patronlara vermeyi hedefleyen bu planlara karşı kendi çıkarlarını korumasını bilmeli. (03.10.18)


Ana sayfa | İletişim | Site planı | |

Site yaşamını izle tr  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi Sayı:244 - 6 Ekim 2018  Site yaşamını izle Başyazı   ?