Sinif Mucadelesi

Çiftlikbank, kâr düzenin ürünü

Cuma 6 Nisan 2018

25 bin üyesini 515 milyon lira dolandırarak Uruguay’a kaçan Çiftlikbank patronundan bugünlerde aşağılayıcı bir şekilde bahsediliyor. Oysa daha iki hafta önce çok önemli bir kişi idi.
 
 Yetkililer, benzeri şekilde dolandırıcılık yapan 65 şirketin 125 bin üyesi olduğunu açıkladı. İnternette Çiftlikbank’ın yaptığı gibi para toplayan onlarca site hala açık. Bu kadar çok insan, sadece birikimini kaptırmadı, emekli tazminatı, bankadan kredi çekip yatırdığı parasını, maaşını kaptıranlar da var.

 Bir yandan da bu insanların, 27 yaşında, imam hatip lisesi mezunu birine nasıl kandıkları, sanki açıklanamaz bir gizemmiş gibi sorgulanıyor.

Oysa geçmişte benzerler çok: 1980’lerde Banker Kastelli, 1990’larda ve 2000’lerde tekrar ortaya çıkan Jet Fadıl vardı. Kitlesel dolandırıcılığın sadece yeni bir biçimiyle karşı karşıyayız.

 Çiftlikbank, aslında bir internet oyun sitesi. Zaten kendi tanıtım reklamında “oyun sektöründe edindiği kazanımları yatırıma dönüştürmek” diye söyleniyor. Siteye para yatırıp inek veya tavuk besliyor, onlardan üretilen süt veya yumurtanın satışından para kazanılıyor. Başlangıçta yatırılan paranın 5-10 katı kazanç elde ediliyor ama hepsi sanal.

 İşte bu sistem, gerçeğe dönüştürülmüş görüntüsü yaratıldı. Yine siteye internetten para yatırılıyor ama bu kez, beslenen hayvanların ve ürünlerin gerçek olduğu söylendi. Konya, İnegöl, Lüleburgaz ve başka yerlerde hayvan çiftlikleri açılışı yapıldı. İstanbul’un bazı ilçelerinde başka yerlerde satış mağazaları açıldı.

 Tüm bunları iki kardeşin 7-8 ay önce Kıbrıs’ta kurdukları şirket yaptı. Buna olanak veren bir ekonomik sistem var. Elbette mali takip yapılmasın diye üç tane daha alt şirket kurdular. En önemlisi de üyelerin katıldığı, gezdirilip eğlendirildiği, doyurulduğu açılış törenleri. Hep zenginlik görüntüsü verilmişti. Daha da ötesi, açılış törenleri dini duyguları sömürecek şekilde dualarla yapıldı. İmamlar, internetten “insanları çıplak gösteren gözlük” satan imam hatiplinin yanında; “kazançlarını bereketi eyle”, “zalimlere karşı dik durmayı nasıp eyle” diye dualar ederken herkes ellerini açmıştı. Üstelik törenlerde, belediye başkanları, üst düzey bürokratlar, diğer patronlar, sanatçılar, yörenin önemli kişileri, en ön sırada yerlerini aldı.

Çoğu insan bu “etkili ve yetkili” kişilere ikna oldu. Oysa birkaçı dışında onların hiç biri para yatırmamıştı. Ancak daha fazla sayıda insan, bu sistemin dolandırıcılık olduğunu bile bile dahil oluyor. Çünkü çok yüksek kazanç getiriyor.

Bu tür sistemli dolandırıcılıkta, kısa sürede mümkün olduğunca çok para toplayabilmek için başlangıçta yüksek kazanç veriliyor ki para akışı artsın. Sistemin çıkmaza girmesi, para akışının azalmasıyla başlıyor ki bunun ne kadar sürede olacağı öngörülemiyor. İşte sisteme girenler, kendilerinin kazanan olacağını, sonrakilerin kaybedeceğini düşünüyor. Zaten bu düzen de bunu öğretmiyor mu? Kâr düzenin işleyişi de böyle. İmamlar bile bunun için dua ediyor. İşte bu nedenle bile bile bunlar oluyor.

Kayseri’de bir şikayet üzerine yapılan Çiftlikbank soruşturmasında savcı, dolandırıcılık durumu olmadığı sonucuna varıp dava açılmasını reddetmiş. Çünkü diyor savcı, mevcut ekonomik ortamda, %40-50 kâr edilmesinin mümkün olmadığını herkes biliyor; kimse kandırılmadığı için dolandırıcılık yok.

Patronlar, büyüdüklerini söyler, siyasetçiler köşe dönme hayalleri satar, sendikalar kandırmaca peşinde koşar. İşçinin emeğinin, çalışmasının kıymetinden hiç söz edilmez. Böyle ortamda, Çiftlikbank vurguncularına yol açık. (01.04.18)


Ana sayfa | İletişim | Site planı | |

Site yaşamını izle tr  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi Sayı:238 - 6 Nisan 2018  Site yaşamını izle Emekçinin Gündemi   ?