Sinif Mucadelesi

“Zeytin Dalı” can alıyor

Perşembe 15 Mart 2018

Hükümetin emriyle Suriye’deki askeri birlikler, Suriye rejimine bağlı güçlerin Afrin’e girişine engel olmaya çalışıyor. Askeri harekat güvenlik gerekçesiyle yapılıyorsa, bölgenin Suriye rejiminin denetimine girmesine neden engel olunuyor? Suriye rejimi Rusya’nın kontrolünde, Rusya ise Türkiye’nin Suriye’deki ortağı, dolayısıyla Suriye rejimi yani Esat ile Erdoğan aynı tarafta. Zaten Rus yöneticiler “Türkiye Afrin konusunda Esad ile görüşmeli,” dedi.

Ancak olaylar bu duruma uygun yaşanmıyor. Savaşın yeniden tırmanması can kaybına neden oluyor. Esad rejiminin İdlib’i denetime alma girişimi ve Türkiye’nin Afrin’i alma girişimi, ölümleri artırıyor. Üstelik hükümet şimdi de Birleşmiş Milletler tarafından kararlaştırılan bir aylık ateşkese uymayacağını açıkladı. Suriyelileri öldüren taraflar, tıpkı Erdoğan gibi Suriyelileri kurtaracağını söylüyor.

Erdoğan’la görüşen ABD’li bakan hiç utanmadan “Nereye kimlerin yerleşeceğini belirlemeliyiz” dedi. Yani Suriye’yi nasıl paylaşacaklarını kararlaştıracaklarını söylüyor. Çünkü Suriye’de çarpışan güçler, bir başka devletin çıkarı için savaşıyor, öldürüyor ve ölüyor. ÖSO Türkiye’nin çıkarları için, YPG’nin de içinde olduğu Suriye Demokratik Güçleri ABD’nin çıkarları için, Suriye ordusu ve destekçileri Rusya’nın, Hizbullah ise İran’ın çıkarları için çatışıyor. Suriyelilerin çoğunluğu ya bu kesimlerin fiili baskısı altında ya da göçmen oldukları için sesleri çıkamıyor.

Erdoğan konuşmalarını, Suriye hakkındaki atıp tutmalarını onların barındığı mülteci kamplarında, şehirlerin yoksul mahallelerinde yapmıyor. Partisinin siyasetçilerine, patronlara, en fazla açılışlara gelen kalabalıklara yapıyor. Kendisini alkışlayanlara bol keseden konuşuyor. Ancak ABD’li bakanla ne konuştuğunu kimse bilmiyor.

Kapalı kapılar ardında yapılan görüşmeden sır çıkmadı. Siyasetçiler ve medya, eski havada devam ediyor. Afrin’e girileceği için daha çok asker, özel tim ve teçhizat gönderildiği propagandasında şimdilik bir değişiklik yok.

Ancak Rusya’dan gelen, “Türkiye Esad’la görüşsün” emri üzerine hemen medyada “Zaten bazı görüşmeler yapılıyor” diye ağız değişikliği yapıldı.
Oysa bu gelişme Türkiye’nin Rusya’nın emri altında olduğunu anlatıyor. Bu durum ABD’nin hiç hoşuna gitmiyor. ABD Kürt grupları, bulundukları bölgeler petrol bölgeleri ve boru hatlarının geçiş bölgeleri olduğu için destekliyor. Kürtler aracılığıyla, daha önce yerleşemediği Suriye’ye yerleşmeye çalışıyor. Bu durum bölgede egemenliğini sürdürmek isteyen Rusya ile İran’ın hoşuna gitmiyor.

İşte Erdoğan, bu çıkar çatışmasına daldı. Zeytinlikleri talan eden “Zeytin Dalı”na Rusya izin verdi; çünkü bunun karşılığında Erdoğan, desteklediği İslamcı grupların son sığınağı olan İdlib’in Esad rejimince alınmasına ses çıkarmayıp karşılığında Afrin’e girmeyi planlıyor.

Ancak her gün durum değişiyor. Eğer rejim Afrin’i denetimine alırsa, iddia edildiği gibi Türkiye için tehlike kalmaz. O halde neden karşı çıkılıyor? Afrin’in Kürtlerin denetiminde olması, eğer Kürtler ABD ile birlikte hareket ederse sadece ABD’nin çıkarına olur. Demek ki işin içinde başka çıkarlar söz konusu. Petrol, doğal gaz, bunların taşınacağı boru hatlarının gelirinden pay alınması söz konusu. Yoksa, Suriye halkı, savaşan tarafların umurunda değil.

Emekçiler, Suriye halkı ezilip katledilerek çıkar elde edilmesini asla savunamaz. Bir halkı ezen kitleler, özgür olamaz. Suriye’de Kürtleri öldürerek güvende olacağımızı söyleyen siyasetçiler, müthiş bir baskı siyaseti uygulayanların ta kendisi. (01.03.18)


Ana sayfa | İletişim | Site planı | |

Site yaşamını izle tr  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi Sayı:237 - 3 Mart 2018  Site yaşamını izle Başyazı   ?