Sinif Mucadelesi

Çocukların korunması mı, devlet denetimi mi?

Perşembe 15 Mart 2018

Çocuklara cinsel saldırı yapanların cezalandırılmasına ilişkin olarak Erdoğan’ın başlattığı tartışma, kadınlara yönelik gerici fikri göz önüne seriyor.

Muhalefetin bu konudaki her türlü girişimini engelleyen AKP yönetimi, birdenbire çocukların koruyucusu olmuş gibi. Aslında politik bir manevra yapılıyor. Dinci, artık milliyetçi de olan AKP iktidarı döneminde çocuklara yapılan cinsel saldırının sayısı ve biçimi, insanın yüreğini sızlatıyor. Bu durumun gizlenememesi, AKP’nin oy kaybına neden olabilir. İşte tüm kaygıları bu.

Çocukların saldırılardan korunması değil, suçluların ne şekilde cezalandırılacağının tartışılması, bakış açısını gösteriyor. Çocukların korunması için bu tür suçlara neden olan koşulların ortadan kaldırılması gerekir. Örneğin çocuklara evlenilecek mal, yani cinsel eşya gözüyle bakan, hiç ağızları kapanmayan dini tarikat liderlerinin susturulması gerekir. Ya da kadınların ne giyeceğine, ne tür işlerde çalışacağına, nasıl bir insan olacaklarına karar veren siyasetçilerin susturulması gerekir. Cinsel saldırı ile cinsel eş seçme serbestliğinin aynı kefeye konmaması gerekir. Amaç çocukları korumak mı yoksa cinsellik üzerine devlet denetimi getirmek mi? İnsanları yozlaştıran gelir adaletsizliği, işsizlik, yoksulluk gibi koşulların yok edilmesi gerekir.

AKP gibi muhalefetin de eşitsizliklerle dolu, çocuklara ve kadınlara karşı ayrımcı düzeni değiştirme gibi bir derdi yok. Üstelik çocuklar şiddete uğradıktan sonra saldırganın cezalandırılmasının, çocuklara ne faydası dokunacak? Güya cezalar caydırıcı olacak. Bu tam bir aldatmaca. Kadınlara yönelik saldırı suçlarının cezaları artırıldı, sonuçta şiddette hiç azalma olmadı, tersine arttı.

Aslında erkek egemen düzen değişmediğinde bu tür düzenlemelerin etkisi, cezasızlığın artışı oluyor. Çünkü her yerde egemen olan erkek zihniyeti, ağır cezalar karşısında erkekleri korumak için tehditle, sosyal baskıyla, görmezden gelerek, parayla veya başka yollarla mağdurlar üzerindeki baskıyı artırarak, suçun adalate yansımasına engel oluyor. Hatta kamu görevlileri, tarikat liderleri bu işlerde hazır ve nazır. Sonuçta “olan olmuş” denerek, saldırgan erkekler, cezasız kalıyor.

Birçok insan, kendi çocuklarını göz önüne getirerek, saldırganların “sapık” olduğu propagandasına inanarak, ağır cezalar uygulanmasını hatta idam cezasını destekliyor. Oysa gerçekte durum tam tersi, saldırganların çoğu birinci derecede yakını veya ailelerin izniyle çocukların yakınında olan kişiler. Üstelik “iyi hal” indirimi gerçekte en çok cinsel saldırı ve kadına yönelik şiddet suçlarında uygulanıyor.

Çocukları şiddetten korumak için her şeyden önce çocukları ve kadınları bir mal gibi gören bu düzene karşı mücadele etmek gerekli. Düzene karşı mücadele, düzenin beslediği gerici ve cinsiyetçi fikirlerin de zayıflamasını sağlayacak. (23.02.18)


Ana sayfa | İletişim | Site planı | |

Site yaşamını izle tr  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi Sayı:237 - 3 Mart 2018  Site yaşamını izle Siyasetin Gündemi   ?