Sinif Mucadelesi

Demokrasi arka raftaydı, artık çöpe atıldı

Çarşamba 14 Şubat 2018

Afrin’e askeri operasyona müthiş baskı kampanyası eşlik ediyor. Ordunun her gün yayınladığı rakamlara, İçişleri bakanının gözaltı rakamı eşlik ediyor. Sosyal linç ve saldırıları da eklemek gerek.

HDP binalarına şimdiye dek iki saldırı yapıldı. 311 kişi internet paylaşımı nedeniyle gözaltına alındı. Erdoğan, görevi insanı yaşatmak olan tabiplerin, insan öldüren savaşa karşı çıkmalarını "ölü seviciler" diyerek müthiş bir tepki gösterdi ve hemen tutuklandılar. Adana’da askeri operasyona karşı tutum alan bir dinci derneğe de baskın yapıldı, yöneticileri tutuklandı.

Erdoğan, şimdiden ÖSO militanlarıyla birlikte 20 can kaybının olduğunu açıkladı. Bu sayı arttıkça, savaş çetinleştikçe, emperyalist tarafların baskısı arttıkça, içerdeki baskı daha da artacak.

Bunu, savaşı "milli mesele" diyerek desteklemesine rağmen CHP’ye yönelik artan baskıda görmek mümkün. Mecliste kapalı kapılar ardında yapılan bilgilendirme toplantısında bile AKP’li bakanlar, CHP’li vekillere yönelik saldırgan tavır aldığı basında yer aldı. Oysa bu tür tartışmaların sadece kameraların önünde yapıldığını biliyoruz.

Şu anda öyle bir ortam oluşturuldu ki sadece askeri operasyona karşı çıkmak değil, radikal islamcı gurupların da içinde yer aldığı ÖSO’yu eleştirmek bile suç haline getirildi. İktidar, yaptığı hiç bir şeyin en küçük düzeyde eleştirmesine tahammül etmiyor. Eğer yaptıkları her şey doğru ve iyi ise bu baskıcı tutum neden?

Erdoğan ve etrafındaki çıkar çevresi, bu saldırganlığı hiç de ülke çıkarları için yapmadıklarını çok iyi bildikleri için bu kadar saldırgan bir siyaset izliyor. Bir de askeri saldırganlık, şu veya bu nedenle bekledikleri sonuca ulaşmazsa, sonuçlarını gizlemek veya başkalarını suçlu göstermeyi amaçlıyorlar.
Cumhurbaşkanı başdanışmanı olan, Adnan Tanrıverdi (askeri bir örgüt olan SDAT’ın kurucusu) Afrinle ilgili olarak; "siyaset konuşarak meseleler çözülmüyorsa, o zaman güç kullanmak gerekir" dedi.

Eskiden "akil insanlar"la konuşan Erdoğan’a akıl verenler, artık böyle insanlar. Oysa Erdoğan ve AKP, bir kaç yıl önce "siyasetle gelen, siyasetle gider" diyordu. Anlaşmazlıkları "millete soralım" diyerek çözmeyi savunuyordu. Bu kişi, ABD başkanını, AKP’nin değiştirdiğini de savundu. İşte böyle hayal aleminde yaşayan, söylediklerini gerçek zanneden, kitleleri böyle sözlerle kandırmaya çalışanlar yetkili ve etkili, karar alıyor.

Oysa çatışmalar gerçek ve her iki taraftan yoksul çocukları ölüyor.

Yüzlerce kişiyi öldüren bombalar patlatan, Kilis’i defalarca bombalayan IŞİD’i düşman görmeyen AKP, YPG’yi bahane ediyor. ABD ve Rusya’nın güç çekişmesi yaptığı Suriye’de bir parça çıkar peşine düştü. Kimsenin toprağında gözümüz yok diyenler, Suriye’de askere bayrak sallandırıyor. Böylece sanki kendi çıkar alanını işaretliyor.

Bu düzende kitleler açısından demokrasi, sadece iktidarın izin verdiği kadar var. İktidarlar, işleri zora girince demokrasiyi unutuyor. Sadece silahların sözü geçiyor. (01.02.18)


Ana sayfa | İletişim | Site planı | |

Site yaşamını izle tr  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi Sayı:236 - 2 Şubat 2018  Site yaşamını izle Siyasetin Gündemi   ?