Sinif Mucadelesi

Her gün bir kadın cinayetine çocukların katli eklendi

Perşembe 11 Ocak 2018

Resmi rakamlara göre geçtiğimiz yıl her gün en az bir kadın, eşi, eski eşi, eski erkek arkadaşı, babası veya başka bir yakını tarafından öldürüldü.
Son aylarda durum daha feci: Kadınları öldüremeyen veya acı vermek isteyen erkekler, kendi çocuklarını öldürüyor.

İki kızı, babaları tarafından öldürülen Dilek, acısına rağmen cesaretle konuştu: Annesine, babasına, polise, savcıya gidip yalvardığını, kimsenin kendisine yardımcı olmadığnı anlattı, hepsini suçladı. Cenazede, kendisini teselli etmek isteyen ailesine haklı olarak tepki gösterdi; “size yalvardığımda neredeydiniz” diye sordu.

Evet, bu düzen kadınların feryatlarını, acılarını duymuyor. AKP tarafından “kadının korunması” ilkesinin yerine getirilen “ailenin korunması” kadınlar için daha ölümcül bir ortam yarattı. AKP’nin “dindar ve kindar” nesil yetiştirme çabası bu.

Uzmanlar, darbe girişiminin ardından kadına yönelik şiddetin, polisin ve hukukun gündeminden düştüğünü açıkladı. Kamu görevlilerinin, kadın ve çocuklardan daha önemli işleri var; işten atacak, hapse tıkacak FETÖ’cü, solcu arıyor.

Kadına ve çocuklara yönelik şiddetin birçok nedeni var. Katillerin çoğunun şiddet geçmişi var, hapse girip çıkmış, düzenli işi olmayan, uyuşturucuya bulaşmış. Yani ekonomik yönden toplumun dibindeler.

Şiddetin her türlüsünün ürediği böylesi ortamların yok olmasına dönük hiç bir çalışma yok. Bu ortamlardan gelenlerin, durumlarını değiştirebilmelerine yönelik de çalışma yok. Sadece mağdur kadınların, bazen de çocukların geçici korunması var ve bu da hiç bir şeyi çözmüyor.

Kadına ve çocuğa yönelik şiddetin önlenmesi için yapılan en iyi ulusalar arası düzenleme “İstanbul Anlaşması” adını taşıyor. Çünkü İstanbul’da yapılan bir toplantıda imzalandı. Kadın dernekleri, mecliste kabul edilen bu anlaşmanın tam olarak uygulanmasını istiyor.

Elbette bu gereklidir. Ancak, şiddeti ve şiddet uygulayan nesilleri üreten ekonomik ve sosyal ortam, koşullar değişmediği sürece, ne yazık ki kadınlar ölmeye devam ediyor. Elbette devlet eliyle, Diyanet, siyasiler eliyle, kadına ve çocuklara yönelik gerici fikirlerin, sözlerin sıkça dile getirilmesi, şiddeti, cinayetleri adeta normalleştiriyor.

9 yaşındaki çocuğun evlendirilebileceğini açıklayan Diyanetin, gelen tepki üzerine yaptığı açıklamada, 1917 yılında Osmanlı’da evlenme yaşının kadınlarda 17 erkeklerde 18 olduğunu yazması, toplumun ne kadar geriye götürüldüğünü yeterince anlatıyor.

Her şeyden önce bu ortamın değişmesi gerekli ve bu da ancak kadınların bilinçli mücadelesiyle olabilir. (06.01.18)


Ana sayfa | İletişim | Site planı | |

Site yaşamını izle tr  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi Sayı:235 - 8 Ocak 2018  Site yaşamını izle Siyasetin Gündemi   ?