Sinif Mucadelesi

Suriye’de savaş siyasetinin bedelini kitleler ödüyor!

Cuma 3 Şubat 2017

Suriye siyasetindeki değişim kendini göstermeye başladı. Şimdi tüm sorumluluğu Davutoğlu ve onun üzerinden FETÖ’ye atma girişimleri başlasa da, Erdoğan ve AKP’nin hararetle sürdürdüğü savaş, Türkiye açısından duvara toslama aşamasına geldi.

“Vatan savunması, karşı kıyıda başlar” gibi haması laflarla, savaşa taraftar hale getirilen kitleleri ikna etme görevini de bizzat Erdoğan üstleniyor; “el Bab’a gireceğiz, Membiç’e gireceğiz, daha ileri gideceğiz, sahada, masada olacağız” diye meydanlarda esip gürleyen Erdoğan artık, “el Bab’tan çıkmak lazım” diyor. Ordu yönetimi de bu siyaseti haklı hale getirmek için İŞİD’in el Bab’tan çekilmeye hazırlandığını duyuruyor!

Suriye’de “Fırat Kalkanı” harekatında 51 Türk askeri öldü. Yaralanan, sakat kalanlar daha çok. Ordu, güya silahlı Türkmen gurupları arkadan destekliyordu. Şimdi durum tersine döndü, ön cephede Türk askeri var.

Temel sorun, eğer ordu ilerlerse, güneyden ilerleyen Suriye ordusuyla karşılaşma ihtimalinin belirmesidir. Daha önce Erdoğan’ın söylediği gibi doğuya dönerse PYD ile karşılaşacak. ABD başkanı, “güvenli bölge” önerisiyle Türkiye’yi bunu yapmaması için uyarmış oldu. Bugüne kadar “güvenli bölge” öneren Erdoğan’ın, ABD’nin önerisine ağzını açıp tek kelime etmemesi bundan!

İktadır, Suriye’de her açıdan sıkışmış durumda. Bu nedenle, bir ay öncesine kadar hedef gösterilen İran, Rusya, hatta yıkılması için savaşılan Suriye hükümeti ile Astana’da masaya oturdu.

Astana’da Türkiye, Rus dışışleri bakanının açıkça ifade ettiği gibi, silahlı milislerin arabulucusu rölünü oynadı. Suriye’de sürdürdüğü yıkıcı bombardımanlar sonucunda Rusya, ne kader etkili olduğunu tüm taraflara gösterdi.

Astana’ya Kürt bölgesi temsilcileri katılmadı ama hemen ardından Rusya, onlarla ayrı toplantı yaptı. Yani tüm taraflar, Rusya’nın denetimi altında gibi görünüyor.

Esad’ı yıkmak için kan döken, gerici silanlı milisler, Türkiye, ABD, Suudi Arabistan, Katar ve diğer ülkelerin desteğine rağmen başarılı olamadı. Kendi aralarında çatıştılar, bulundukları bölgelerde kitlelere zulmettiler, gerici baskılar dayattılar, kitlelerin desteğini sağlayamadılar. Daha önce hiç bir uluslar arası girişimi kabul etmeyen, sadece silah isteyen bu silahlı çetelerin Astana’da istedikleri tek şey; “ateşkes” oldu. Bunu da kitleler için değil, kendileri için istiyorlar.

İşte hükümet, bu silahlı çetelerin hamisi. Onları Esat ülkesinde istemiyor, İran istemiyor, Irak istemiyor, Rusya istemiyor, hiç kimse istemiyor; hükümet hariç.

Suriye’de yüzbinlerce insan öldürüldü, milyonlarca insan ülkesinden kaçmak zorunda kaldı, binlerce kişi göç yolunda öldü, şehirler yaşanmaz hale geldi. Bütün bunlara neden olan savaşı, bugünkü duruma çeviren Rusya’nın müdahalesi oldu. ABD’nin Suriye’ye etkisinin adım adım geri çekilmesi bunu hızlandırdı. Sonuçta Rusya, artık gelinen pazarlık aşamasını da belirliyor.

Batının, Astana’dan sonra toplayamadığı Cenevre’yi göndeme getirmesi, sonra da toplantının ertelenmesi, Rusya ile ABD arasında pazarlığın sürdüğünü gösteriyor. Sonuçta Erdoğan da, “masada” olacak ama Rusya’nın ona söylediği koltukta! (30.01.2017)


Ana sayfa | İletişim | Site planı | |

Site yaşamını izle tr  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi Sayı : 224 - 3 Şubat 2017  Site yaşamını izle Siyasetin Gündemi   ?