Sinif Mucadelesi

Asgari ücret: Devlet eliyle yoksullaştırma!

Cuma 13 Ocak 2017

Asgari ücreti açıklarken, Türkiye’nin zor günlerin içinden geçtiğini, ancak bunun “dünya konjonktüründen” kaynaklandığını söyleyen bakan Müezzinoğlu, “İşçiler, işverenler ve ben de çok mutlu olamadım ancak ortak bir karar vermeye çalıştık” dedi.

Türk-İş’i imzalamadığı asgari ücret kararına imza atan patronlara teşekkür eden bakan, %6,5 enflasyona karşın%8 zamla asgari ücretin brüt 1777.50; net 1.404 lira olduğunu açıkladı. “Az veren candan, çok veren maldan. İnşallah malımız çoğalınca daha fazla veririz” diyerek vaatte bulunmayı da unutmadı.

Asgari ücret için söylenenlerin hiç biri doğru değil. Her şeyden önce 104 liralık zammın 53.3 lirası BES’e kesilecek. İşçinin eline 33 liralık zam kalacak. Üstelik asgari ücretin 133 lirasını devlet AGİ olarak ödüyor. Patronların cebinden çıkan para sadece 1.270 lira. Geçen yıl patronların ödediği miktar 1.177 liraydı.

Patronlara sadece AGİ ile değil, SGK primlerinin devlet tarafından ödenmesi yoluyla da para aktarılıyor. Türkiye bütçesinin %4’ü, bu yolla patronlara aktarılıyor, bu para da asgari ücretten bile kesilen vergi ve zamlar yoluyla emekçilerin sırtına yükleniyor.

Dolar bazında hesaplanırsa durum daha fena. 1.300 liralık asgari ücret geçen yıl 446 dolar ederken, bu yıl 1.404 lira 396 dolar ediyor. Aslında dolar bazında 50 dolar, lira bazında ise 200 lira civarında satın alma gücünde düşüş var.

Geçim açısından bakıldığında durum daha da kötü. Türk-İş yoksulluk sınırını 4.665 lira olarak açıkladı. TÜİK bir işçi için asgari geçim sınırını geçen yıl 1.600 lira bu yıl enflasyonun yarısı kadar arttırarak 1.699 lira olarak açıkladı. Asgari ücret, resmi geçim rakamlarının da altında.

Aslında asgari ücret uygulaması, devlet eliyle işçi sınıfına giden payın kısılıp patronların kârının arttırılmasından başka bir işe yaramıyor. Bunun iyi bir şekilde yapıldığı görülüyor. Ücretin milli gelir içindeki payı ve işgücü maliyeti giderek düşüyor.

DİSK’in açıkladığı rakamlara göre, 1999’da ücretlerin milli gelirden aldığı pay %52 civarında iken, 2015 yılında %34’e geriledi. 2000 yılında 100 olan işgücü maliyeti, 2015 yılında 27 puanlık düşüşle 73’e geriledi. Patronlar ağlıyor, timsah gözyaşı döküyor ama asgari ücret sisteminden çok memnunlar.

Patronlar, işçilere gittikçe daha az öderken işçileri daha uzun, daha yoğun ve daha ucuz çalıştırıyor. Sadece asgari ücret değil, ortalama saat ücreti de diğer ülkelere göre düşük iken çalışma süresi daha uzun.

Altı-yedi yıl öncesine kadar asgari ücret, en kötü işyerlerinde çalışan, işçiler için en düşük ücret olarak geçerliydi. Son yıllarda ise 5-8 milyon, farklı işkollarında çalışanlar için tek geçerli ücret, diğer işyerleri içinse emsal ücret oldu. Bu nedenle tüm işçi sınıfını etkiliyor. AKP hükümeti, patronlar için ücretleri düşük tutmayı başarılı bir şekilde yaygınlaştırdı, uyguluyor. Örneğin bugün satın alma gücündeki kayıp %20 civarındayken, enflasyon yıl bitmeden %8’i aşmışken, ücret artışını %8 ile sınırlıyor.

Patronlar, işçiyi sömürmede, daha fazla çalıştırmada, işçinin sırtından daha fazla kazanmada serbestler fakat işçinin, patrondan daha fazla ücret alması devlet eliyle yasaklanıyor. Patron, ücret için işçiyle muhatap bile olmuyor, işçi de patrona karşı mücadele edemiyor. Patronlar için bundan iyisi nedir ki? (04.01.2017)


Ana sayfa | İletişim | Site planı | |

Site yaşamını izle tr  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi Sayı : 223 - 1 Ocak 2017  Site yaşamını izle Emekçinin Gündemi   ?