Sinif Mucadelesi
Suriye

Halep ateşkesi ikiyüzlülerin iğrençliği

Cuma 13 Ocak 2017

19 aralıkta büyük güçlerin yöneticileri, BM’nin Güvenlik Konseyinde herkesin onayını alan bir karar ile Halep’e gözlemci göndermeyi ve başka örgütlerin de katılımıyla Doğu-Halep’teki sivillerin göçünü onayladıkları ve güvenlik önlemleri aldıkları için birbirlerini kutladı.

Bölgede hala 7 bin kişi sıkışmış durumda. Binalar tamamen yıkıldı, bazısı yerle bir edildi. Bu durum, Rusya’nın desteklediği Esad’ın ordusunun aylardan beri yaptığı bombardımanın yol açtığı şiddet hakkında bir fikir veriyor. Batılı büyük güçlerin yöneticileri, bombalamayı teşhir etmek için en ağır suçlamaları yapmaktan çekinmiyor. Ancak Suriye’nin diğer bölgelerinde ve Irak’ta, özellikle de Musul’da, en azından aynı vahşeti yaşatan bir savaşı sürdürüyor. ABD’den tuttun da Fransa’ya kadar büyük güçler, 2011’den beri Suriye’yi harabeye dönüştüren ve Suriye İnsan Hakları savunucularının verdiği rakama göre 450 binden fazla insanın ölümüne yol açan da onlar.

Batılı yöneticiler, kapitalistlerinin Orta Doğu’daki zenginlikleri talan edebilmeleri için bölgede uzun zamandan beri savaş sürdürüyor. İngiliz ve Fransız emperyalistleri, Osmanlı İmparatorluğu topraklarını paylaşmak için 1916’da Suriye, Ürdün, Lübnan veya Irak gibi ülkeler kurarak, Orta Doğu sınırlarını iğreti bir şekilde böldüler. Ne kitlelerin çıkarlarını ne de isteklerini göz önünde bulundurdular. Aradan onlarca yıl geçtikten sonra, 1991 Körfez Savaşı ve 2003 yılında Saddam Hüseyin’e karşı yapılan savaşla emperyalizm, yeniden bir defa daha Irak’tan Suriye’ye kadar tüm bu bölgeyi istikrarsızlığa sürükleyip IŞİD dahil bir sürü milisin oluşması zeminini hazırladı.

Emperyalist yöneticilerin bugünkü ikiyüzlülüklerinin derecesini anlamak için şunu hatırlamak yeterli; 40 yıl boyunca hem baba hem de oğul Esad rejimleriyle çok iyi geçindiler. Rejimin onlara karşı olumsuzluğu, diktatörlüğünden kaynaklanmadı. Suriye diktatörlüğünün onlara karşı takındığı bağımsızlık yanlısı tavırlarıydı. Diğer yandan Suriye rejimi, emperyalizme yararlı olabileceğini gösterdi: Örneğin 1976’dan sonra Lübnan’a müdahale edip yerli yoksul kitlelerle Filistinlilerin ayaklanıp düzeni tehdit etmesini engelleyip istikrarını yeniden sağladı.

Şimdiki Esad, 2008’de şatafatlı bir şekilde Sarkozi’nin misafiri olmuştu. ABD, Fransız veya İngiliz yöneticileri, sonuçta Esad’ın Orta Doğu’daki ülkeler arasındaki durumu idare etmek için iyi bir müttefik olduğuna inandılar.

2011’de Arap Baharı, Esad’a karşı olsa da, rejiminin düşüşüne yol açmadı. Hareket, çete çatışmasına dönüştü: Bir yanda rejimin resmi ordusu, diğer yanda İran, Suudi Arabistan ve Türkiye gibi bölgesel güçlerin desteklediği farklı silahlı İslamcı milisler ve vurguncu çeteler arasındaki çatışmalara dönüştü. ABD’nin ilk aşamadaki siyaseti, yerel güçlere müdahale etmeyip El Kaide’ye bağlı olan El Nusra gibi farklı milislerin (isim değiştirdi) Esad rejimine karşı, zayıflatmak için yürüttükleri çatışmaları gözlemek oldu.

Sonuçta Esad rejimi, tahmin edilenden daha dayanıklı çıktığı için emperyalist yöneticiler, açıkça kabul etmeseler de, fiilen durumu kabullendi. 2015 sonbaharında Rusya’nın, Suriye’de başlattığı askeri müdahale emperyalist güçlerin de işine geldiği için karışmayıp Rusya’nın, Esad rejiminin otoritesini yeniden oluşturmasına göz yumdular. BM’nin Güvenlik Konseyinin 16 aralıkta yaptığı toplantının ardından bir Fransız diplomatının açıkladığı gibi: “Şimdi bizlerin beklediği Putin’in, rejimi görüşme masasına getirmesidir.”

Büyük güçlerin bu bölgede istedikleri statükonun muhafaza edilip doğal kaynakların talanını sürdürebilmeleri. Halep’te veya diğer yerlerde, bölgedeki halkların, durumu hiç ama hiç de umurlarında değil. LO


Ana sayfa | İletişim | Site planı | |

Site yaşamını izle tr  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi Sayı : 223 - 1 Ocak 2017  Site yaşamını izle Uluslararası Gündem   ?