Sinif Mucadelesi

“İş güvenliği ve işçi sağlığı”

Cumartesi 2 Nisan 2016
İş güvenliği çalıştığım tüm iş yerlerinde hep gündem olmuştur. Patron veya temsilcileri her zaman yeterli tedbirlerin alındığını söyleyip dururlar. Oluşan kazalara ise takdir-i ilahi derler. Telekom’da çalıştığım zamanlarda, telefon direğinden düşüp ölen arkadaşı hala hatırlarım. Dondurma firmasında çalışırken, dondurucuların taşınması sırasında birçok işçi ortopedik sorunlar yaşamıştır. Hatta çalınmasın diye, 3 metre yükseğe konan reklam tabelalarının alınması için, işçilerin o noktaya fortlif ile çıkarılmaya çalışılması hala aklımda. Bu tür kas gücüne dayalı çalışma alanlarında dahi en temel önlemler alınmamışken yöneticiler bizlere sürekli olarak sakatlanma ve ölümlerde suçun bizde olduğunu söyler dururlardı. İş güvenliği konusunda yapılan sınırlı yasaları ise yine patronlar istediği gibi esneterek iş cinayetlerine her zaman davetiye çıkarmışlardır. Mevzuatta yazılan ilk yardım ve yangı söndürme eğitimlerini üç kağıda getirip kılıfına uydurduklarına bizzat şahit oldum. İş yerine gelen ve parasını, denetlemekle yükümlü olduğu iş yerinden alan uzmanlar ise buna göz yumuyordu. Şu sıralar çalışmakta olduğum iş yerinde, iş güvenli eğitimini yeniden aldık. Bildiğimiz birçok şey yeniden anlatıldı. Örneğin bilimsel verilere dayandırıldığı üzere iş cinayetlerinin %98’inin önlenebileceğini iş güvenliği uzmanı tekrar hatırlattı. Bu minvalde iş yerinde eksikler tamamlanmaya başlandı. En basit görünen noktalarda uyarıcı bir levhanın önemi bu eğitimle ortaya çıktı. İş yerindeki yangın tüpleri kontrol edildi ve bakımlar yapıldı. Alçak tavan noktalarına uyarı levhaları yapıştırıldı. Ve bu noktalara çarpma durumunda darbeyi azaltıcı yalıtım malzemeleri döşendi. Mevzuatta yer aldığı üzere belirlenen oranlama ile ‘yeter sayıda’ kişiye profesyonel ilk yardım ve yangın söndürme eğitimleri verildi. Acil durum ışıklandırmaları yapıldı. Buna benzer birçok tedbir daha alındı. Birçok iş yerinde bu tedbirlerin yarısı dahi alınmamakta ve çok basit görünen kazalarda her gün emekçiler, iş cinayetlerine kurban gitmektedir. Çalışmakta olduğum kurum beyaz yakalı tabir edilebilecek bir kurum olduğu ve nadir görünen sağduyulu yöneticilerden dolayı mevzuatı kılıfına uydurmaktan ziyade yerine getirmeye çalıştı. Fakat yoksul semtlerde kurulmuş olan ve beyaz yakalılara ve burjuvaziye direk bir temasta bulunmayan kurumlarda bu kadarcık tedbir bile maliyetli göründüğünden göstermelik olarak yerine getiriliyor. İş güvenliği her şeyden önce bizim en temel hakkımız olan yaşama hakkımız için gerekli. Bunu biz işçilerde göz ardı etmemeli, patronları bu konuda en azından yükümlülükleri yerine getirmek zorunda bırakmalıyız. Tedbirsiz çalışmayı reddetmeliyiz. Emeğimize ve can güvenliğimize sahip çıkmalıyız. (Bir işçi)

Ana sayfa | İletişim | Site planı | |

Site yaşamını izle tr  Site yaşamını izle Arşiv  Site yaşamını izle Arşiv 2016  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi Sayı : 214 - 2 Nisan 2016  Site yaşamını izle Fabrikalardan... İşyerlerinden  Site yaşamını izle Bilişim   ?