Sinif Mucadelesi

Yolsuzluktan paralele düzenin iğrenç ilişkileri ortaya dökülüyor!

Cumartesi 9 Ocak 2016
Yılın son ayının geçmişi, felaketlerle dolu. Osmanlının son dönemindeki Sarıkamış faciası, Maraş katliamı, Roboski katliamı, hep bu ayda oldu. Erdoğan ve çevresinin kibirli iktidarının yolsuzluk çamuruyla bulanmış olduğunun ortaya dökülüşü de bu günlerde olmuştu. Eski geçmişte yaşananlar, tarih kitaplarında, medyada çoktandır çarpıtıldı. Genç kuşaklara, çarpıtılarak aktarılıyor. O kadar ki, Çorum katliamının sorumlularından olan kişi, bugün meclis başkanlığı koltuğunda oturuyor. Ancak AKP ile Gülenciler arasındaki kavga nedeniyle ortaya dökülenler, henüz bitmediği gibi çarpıtmak da giderek zorlaşıyor. Tıpkı Ermeni olduğu için öldürülen Hıran Dink'in katillerinin ortaya çıkışı gibi. Bugüne kadar, aradan geçen yıllara ve ailesinin tüm talebine rağmen, üst düzey bürokratlar, siyasi sorumlular yargı önüne çıkmamıştı. Aralarındaki kavga o kadar büyüdü ki, bürokratlar yargılanmaya başlandı ve gerçekler ortaya çıkıyor. Hırant Dink'in, derin devlet tarafından yani Gülencilerin doğrudan çabaları ve Erdoğancıların görmezden gelmeleri sonucunda katledildiği netleşiyor. Bu davada yaşanan sürecin bir benzeri, eğer aralarında bir anlaşma olmazsa, Erdoğan ailesine ve bakanlarına yönelik yolsuzluklarda da yaşanabilir. İşte bu nedenle AKP, iktidar gücünü kullanarak, polisi, MİT'i, maliyeyi, mahkemeleri, meclisi, harekete geçirip dört koldan önlem alıyor, düzenleme yapıyor. “Her isteği verilen” Gülen, artık “terörist”. Devleti yıkmak isteyen silahlı örgüt lideri. Siyasi iktidar, işine geldiği gibi düzenle, kurallarla oynuyor, değiştiriyor. İstediğini önemli, istemediğini önemsiz ilan ediyor. Hukuktaki suç tanımlarını istediği gibi değiştiriyor. Mali kuralları bir şirkete el koyacak biçimde düzenliyor ya da bu şekilde uyguluyor. Bu düzende güç kimde ise tüm yasalar, kurumlar, her şey onun yararına işliyor. Hatta yeni bir düzenleme yapılmasa bile böyle oluyor. Böyle bir ortamda, haklı olmak, adalet beklemek, eşitlik istemek boş bir hayalden öte değil! Erdoğan, bakanlar ve çocukları, her şey ortaya çıkmasına rağmen, yolsuzlukları yanlarında kâr kaldı. Erdoğan'ın “helal para yememiş” oğlunun TÜRGEV'i, işini daha da büyüttü. Gülencilerin çekilmek zorunda kaldıkları yerleri onlar doldurdu. Başkanı, kendinden o kadar emin ki, vakfa “GÖTÜRGEV” lakabını takan Kılıçdaroğlu'na “gelsin bize bağış yapsın” diyecek kadar rahat. Siyasetçiler, patronların hizmetindeki kişilerdir. Bu toplumu ayakta tutan para fabrikalarda, üretim alanlarında işçiler tarafından üretilip patronların kasalarında birikiyor. Siyasçiler, rüşvet alıyor ama ya verenler! Üstelik, ne için veriyor! Bir patron, başbakana, bakanlara, ancak makineyle sayılabilecek kadar çok rüşvet veriyorsa, kim bilir ne kazanıyor? Bunu soran çıkmadı. Rüşvet vermekle suçlanan patronların adları, iki gün gündemde kalmadı. Çünkü onlar, medyanın da sahibi ya da sahipleriyle iş bağlantısı var. Hiç bir şeyleri yoksa, aynı sınıfın üyesiler, aynı yolun yolcuları. Türkiye gibi ülkelerde, büyük patronlar, rüşvet yiyen siyasetçiyi, bürokratı istiyor ve destekliyor. Çünkü kendisi de bu yolla patron olmuş, iş görüyor! Gülenciler, işte tam burada Erdoğancılarla çatıştılar. Her ikisi de rant dağıtma işinin kendi aracılığıyla yapılmasını istedi. Pazar ve olanaklar artarken, fazla sorun çıkmadı ama dünya krizi ve Arap baharı nedeniyle pazar daralınca, birbirlerine düştüler. Tüm bu ve benzeri kavgalar, emekçilerin var ettiği zenginliğe el konulması için yapılıyor. Emekçilerin, kendi emeklerine sahip çıkmasının zamanıdır. (31.12.2015)

Ana sayfa | İletişim | Site planı | |

Site yaşamını izle tr  Site yaşamını izle Arşiv  Site yaşamını izle Arşiv 2016  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi Sayı : 211 - 1 Ocak 2016  Site yaşamını izle Emekçinin Gündemi   ?