Sinif Mucadelesi

Asgari ücret tartışması: Zam gerçekten 300 lira mı?

Cuma 11 Aralık 2015
Asgari ücreti belirleyecek olan patron, işçi ve hükümet temsilcilerinden oluşan komisyon çalışmalarına başladı. Geçmişte asgari ücreti bu komisyonun, “duruma göre” belirlediği söylenirdi. Ancak hükümetin bizzat kendisi, bunun doğru olmadığını gösterdi. Ekim ayı “açlık sınırı” 1.379 lira idi kasım ayında 1.390 liraya çıktı. 4 kişilik bir ailenin sadece beslenme için yapması gereken “gıda” alışverişi tutarı. Buna, giyim, konut ve ulaşım gibi harcamalar eklenince ortaya çıkan “yoksulluk sınırı” ise 4.473 liradan, bu ay 4.529 liraya çıktı. Rakamlar, her ay artıyor. Asgari ücret, aslında güya “yoksulluk sınırına” göre hesaplanmalı. Gerçekte ise uzun yıllar boyunca yapılan düzenlemelerle, kamu ve özelde ücretleri düşük tutmanın bir yolu haline getirilmişti. Seçim vaadi olarak önerilen artış, sanki bunun aksine bir işe yarayacak gibi görünüyor ama yakından bakınca, böyle bir etkinin çok sınırlı olacağı görülüyor. Aslında önemli olan ücretin ne kadar olduğundan çok satın alma gücünün ne kadar olduğu. Bu açıdan karşılaştırma yapılırsa AKP iktidarı öncesinde asgari ücret; 2001 yılında 98 dolar ile en düşük düzeydeydi. 2013 yılında 418 dolara çıkarak zirve yaptı. Önceki yıl yeniden düşüşe geçti 390 dolara indi, şimdi 340 dolar civarında. Arttığında 430 dolar civarına, yeni bir zirveye çıkacak. Asgari ücrete zaten her 6 ayda bir zam geliyor. Geçen yılın ilk ve son 6 ayında yaklaşık %5+%6 zam yapılmıştı. Bu yıl, zam oranları %6+%6 oldu. Önümüzdeki yıl için de benzer bir zam oranı bekleniyordu. Eğer zam %6+6 olsaydı artış yaklaşık 120 liraya denk geliyor. Yani aslında, fazladan yapılan zam sadece 180 lira. Patronlar bu 180 lira için ceplerinden 1 kuruş dahi çıkmasını istemedikleri için, çoktan harekete geçti. Hatta itiraz etmekte geç kaldıklarını itiraf eden işveren dernekleri bile var. AKP’nin patronlara vaadi olan iş kurmak isteyen her patrona 50 bin +100 bin lira karşılıksız para, 3 yıl yıl vergi ödeme muafiyeti yanında, asgari ücret artışının patronlara 16 milyar lira ek maliyet getirmesi nedir ki? Buna rağmen patronlar kayıt dışı istidamın artacağını yani kaçak işçi çalıştıracaklarını, vergi de ödemeyeceklerini söylüyorlar. Açıkça suç işleyeceklerini söyleyip SGK primleri için hatta ücret ödemesi için devletten yine yardım bekliyorlar. Ne de olsa paraları çok az, devlet işçiye yardım edeceğine, patronlara etsin istiyorlar. Zaten yıllardır, “teşvik” adı altında bin türlü indirim ve hatta işçi çalıştırdıkları için üste ödeme alıyorlar. Bununla da kalmadı. Hükümet, bu zamla birlikte, her 6 ayda bir yapılan zammın bir ya da iki yıl için dondurabileceğini açıkladı. Bu durumda önümüzdeki yıllarda asgari ücretteki toplamda %10-12 civarındaki artışların önü kesilecek. Enflasyonun giderek arttığı bir dönemde, asgari ücretin 1.300 lirada sabit kalması, bir zam değil aksine ücretlerin daha da düşürülmesi demek. Taze seçilen başbakan, ilk iş işverenler ile 7 saatlik toplantı yaptı. Toplantının gündemi asgari ücret artışıydı. İTO başkanı, SGK primlerinin bir kısmının işsizlik fonundan ödenmesini istedi! Bizim paramızı bize geri vererek zam yaptıklarına inanmazı bekleyecekler! Erdoğan'da G20'de patronlara adeta yalvardı; “işçileri kızdırmayın, kazancınızın birazını verin” dedi. Sonunda hükümet, maliyeti işverenlere yansıtmak istemediğini açıkladı. Gerekirse hazineden yardım yapılarak iş dünyası zor duruma sokulmayacakmış! İşçinin çalışmasıyla kasalarını şişiren hangi patron zor durumda kalıyor, bilen var mı? Bir yandan devlet ile bir yandan işveren örgütleri, işçilerin yakasına yapıştı. Cebimizdeki 1 liraya bile göz dikiyorlar. Onlar örgütlenerek bu kölelik ve sömürü düzenini var ediyorlar. Biz de örgütlenerek bu düzeni hak ettiği yere göndereceğiz! (01.12,2015)

Ana sayfa | İletişim | Site planı | |

Site yaşamını izle tr  Site yaşamını izle Arşiv  Site yaşamını izle Arşiv 2015  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi Sayı : 210 - 6 Aralık 2015  Site yaşamını izle Emekçinin Gündemi   ?