Sinif Mucadelesi
Ukrayna

Uluslararası gerginlikten “sıcak savaşa doğru” mu?

Çarşamba 10 Aralık 2014
Avusturalya’da yapılan son G20 zirvesinde Rusya Başkanı Putin, öne çıkıp Ukrayna’nın doğusun­daki ayrılıkçı durumu ve savaş tehlikesini gündeme getirdi. Batılı yöneticiler, eleştirilerinin merkezine Putin'i oturttu. Örneğin Obama; “Rusya’nın bütün dünya için bir tehdit oluşturmasından dolayı, Ukrayna’ya yaptığı saldırılara karşı koyacaklarını” vurguladı. Bunu fırsat bilen Avrupa Birliği, Birlik'e girme yasağı konan Rus ve Rusya yanlısı Ukrayna ileri gelenlerinin listesine yeni isimler ekledi. Ardından da Fransa, Saint-Lazaire tersane­lerinde Rusya için inşa edilen iki savaş gemisini kullanabilmek için eğitim gören bahriyelilerin oturma izinlerini iptal etti.Misilleme olarak Putin, bazı Polonyalı ve Almanyalı diplomatları casusuluk suçlamasıyla sınırdışı etti. Farklı taraflar, seslerini yükseltiyorsa da ticari ilişkiler devam ediyor. Hollande, iki savaş gemisinin teslim edilmesi için “şartları daha oluşmadı” dese de, şartların oluşma kararını sadece kendisi verecek. Les Echos (günlük iktisat gazetesi) Rusya ile ilgili yayın­ladığı bir baş yazıda, gemi satışını iptal etmenin “Fransa’yı mali açıdan olumsuz etkileyeceğini, ek olarak da Saint-Lazaire kentini istihdam açısından da etkileye­ceğini ve bunların da ötesinde Fransız devletinin imzasının güvenilirliğini sarsacağını” belirtti. İşte bu ve bu gibi bir sürü nedenden dolayı Paris ve diğer Avrupalı güçler, “Avrupalılar Rusya’ya karşı ılımlı davranıyor” tutumunun iyi nedenlere dayandığı kanısındalar. Ancak Batılı güçler ile Kremlin’in, Ukrayna’ya hakim olmak için verdiği kavgalar bütün taraflar için “ılımlı” bir seyir izlemiyor. Geçen Eylül ayında imzalanan ateşkese uyulmuyor. Her geçen gün, hem sivil, hem asker ölümlerini getiriyor. Üstelik ayrılıkçı Donetsk ve Lougansk bölgelerinde yapılan cumhurbaş­kanlığı seçimlerinden bu yana çatışmalar daha da şiddetlendi. Ayrılıkçı güçler, Rusya’dan asker ve silah takviyesi almaya devam ediyor. Ukrayna Başkanı; “genel bir savaş senaryosuna” hazırlıklı olduklarını, çünkü artık “ordula­rının daha iyi konumda olduğunu” ve “bütün dünyadan yardım aldıklarını” söylüyor. Savaş sadece askeri alan ile sınırlı değil. Örneğin Ukrayna Başkanı, artık ayrılıkçı Donbass bölgesinde bütün kamu faaliyet­lerine son verileceğini açıkladı. Ne emeklilik aylıkları ne de ücretler ödenecek ve de şirketlerin banka hesapları kapatılacak; yani kamu hizmetleri verilmeyecek. Memurlar ise ülkenin başka bölgelerine gönderilecek. Kitleler, savaşa ek olarak ekonomik yönden boğulmak tehdidi altında. Lougansk valisinin basına açıkladığı ve herkesin bildiği gibi “bölge halkının yüzde 80-95’i”, Kiev’e sadık kalan askerlerin bulunduğu alanlar dahil, Rusya yanlısı. Merkezi hükumet, ülkenin bölünmesine yol açan karaları kasıtlı olarak alıyor. Çünkü köşeye sıkışan kitlelerin en sonunda Kremlin ve yerel taraftarlarına sırt çevireceğini ümit ediyor. Buna ek olarak, Moskova’nın, ayrılan Kırım’ın 2 milyonluk nüfusunu uzun zaman sadece deniz ulaşımı ile besleyemeyeceği hesabını yapıyor. Moskova ise bir yandan Ukrayna’nın doğu ve güneyindeki kitlelerin desteğini sürdürmeye çalışıyor ve diğer yandan Ukray­na’nın mali açıdan daha da sıkışmasını, yaklaşan kış nede­niyle taviz vererek, Moskova ile uzlaşma yaparak kitlelerin ısın­masını garanti altına almak iste­mesini bekliyor. Ukrayna yetkili­leri, açıkça tek başına halkın ısınma sorununu çözebilmekten aciz olduklarını kabul ediyor. Hatta yetkililer, denetimleri altındaki doğuda bile ücretleri ödeyebilmekten aciz. Örneğin; Selidovo ve Novogrodovka'da çalışan madencilerin ücretlerini, Eylül'den beri ödemedikleri için madenciler grev yaptı. Yukarıdaki örnek bir istisna değil. Ülkenin genelinde bu gibi sorunlar var. Ekonomik durum savaştan önce de zaten iyi değildi. Şimdi artık tamamen batma aşamasına geldi. Savaş, hem yol açtığı harcamalar hem de getirdiği yıkımlar nedeniyle durumu daha da feci kılıyor. Tüm bunlara ek olarak iki taraftaki asker ve diğer silahlı güçler; öldürüyor, kaçırıyor, kitleleri haraca bağlıyor. Bir de eğer yerel kurumlar ayakta kalmışlarsa, onlar da haraç alıyor. Ülkenin bütün bölgele­rinde kitleler, istinasız, feci duruma sürüklendi. Ama ne Obama, ne Hollande, ne de Merkel tüm bunları umursuyor. Onların ve bankacıların tek beklentileri Kiev ve Kremlin’in düzeni ve kârlarını güvence altına alması. Ukrayna'daki emekçiler “savaşın yayılmasından”, kelimenin gerçek anlamıyla mahvolsalar da bu durum onların hiç umurlarında değil. LO (21.11.20014)

Ana sayfa | İletişim | Site planı | |

Site yaşamını izle tr  Site yaşamını izle Arşiv  Site yaşamını izle Arşiv 2014  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi Sayı : 198 - 5 Aralık 2014  Site yaşamını izle Uluslararası Gündem   ?