Sinif Mucadelesi

Ekonominin bedelini emekçi ve yoksullara ödememeli!

Perşembe 7 Ağustos 2014
Açıklanan enflasyon rakamları, özellikle gelirinin yarısından faz­lasını gıdaya, diğer yarısını ise kira ve faturalara ayıran emekçiler için hayat pahalılığının tırmanışa geçtiğini gösteriyor. En büyük 500 şirketin kârı ise yine artmaya devam ediyor. Açıklamalara göre 2.5 milyon kişi, kredi kartı borcu yüzünden kara listeye girdi. Kredi borcu son 12 yılda 127 kat arttı. Memurların % 93’ünün kredi borcu var ve % 68’i borcunu zamanında ödeyemediği için faiz ödemek zorunda. Bu durum geçici diye de kendimizi avutamayız. Çünkü hayat pahalılığında, ekonomik büyümede, işsizlik, üretim, dış ticaret açığı, özel ve kamu borç­ları, konut alanındaki duruma kadar birçok kilit noktada, tehlike belirtileri geliyor. Ekonominin sözde yöne­ticilerinin “sorun değil” dedikleri cari açık, yani ithalat ile ihracat arasındaki fark, büyük bir borç dağı yaratıyor. Türkiye’nin kamu ve özel borcu 388 milyar dolara tırmandı ve önümüzdeki yıl 165 milyar dolar dış borcu çevirmesi gerekiyor. Bu konudaki durumun ne kadar ciddi olduğunu anlamak için geçenlerde iflas bayrağını çeken Arjantin ile bir kıyaslama yapmak anlamlı: Arjantin’in toplam dış borcu milli gelirinin % 28 kadarken, Türkiye’ninki % 47'si kadar. Bir avuç patronun, daha yüksek kazanç için özellikle altın, gibi lüks olduğu halde KDV’si sıfıra düşürülen ürünler ithal etmesi, emekçilerin ürettiği zen­ginliği yutuyor. Çoğu satın alınan toplum enerjinin yarısını harcayan demir-çelik ve çimento sanayinin ihracatta payı nere­deyse yok gibi. İşte ekonomiyi yönetenlerin bu gayretlerinin sonuçları ortaya çıkıyor: Kişi başına düşen kamu borcu 8 bin 269 dolar. Tüm bunlara ek olarak, hükumetin bel bağladığı ve iyice şişen konut sektörünün düşüşü sürüyor ve her an patlayabilir. Erdoğan, seçimi fırsat bilerek, Türkiye ekonomisini ne kadar çok kalkındırdıklarını anlata anlata bitiremiyor! Evet, bu son 12 yıllık AKP iktidarı döne­minde çok büyüyen, çok kalkınan oldu ama bunlar patronlar ve para babaları, özellikle de AKP çev­resindekiler. Her geçen ay işçi sınıfının ve yoksulların ekonomik durumu kötüleşemeye doğru gidiyor. İşsizlik artıyor ve çalışma şartları kötüye giderken taşeron sistemi ve güvencesiz işler çığ gibi büyüyor. Dünyadaki ekonomik krizin de her geçen gün büyüdüğü de göz önünde bulunduruldu­ğunda biz emekçilerin yaşam şartlarının önümüzdeki dönemde kendiliğinden iyileşebileceğini beklemek saflık olsa gerek! Eğer patronlar düzeninin bedelini ödemeye devam etmek istemiyorsak sınıf mücadelesi vermemiz gerekiyor. Patronların bize karşı sınıf mücadelesi ver­diğini unutmayalım! (03.08.2014)

Ana sayfa | İletişim | Site planı | |

Site yaşamını izle tr  Site yaşamını izle Arşiv  Site yaşamını izle Arşiv 2014  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi Sayı : 194 - 8 Ağustos 2014  Site yaşamını izle Emekçinin Gündemi   ?