Sinif Mucadelesi

Birlik, mücadele ve dayanışma gününde Dünya işçi sınıfına selam!

Pazar 4 Mayıs 2014
Dünya işçi sınıfının, birlik, mücadele ve dayanışma günü olan 1 Mayıs, işçi hakları için özellikle de 8 saatlik işgünü için verilen mücadelenin yıl dönümüdür. Geçmişte Ecevit “bahar bayramı”, bugün Erdoğan “işçi bayramı” diyerek içini boşaltıp bir kutlama gününe çevirmeye çalışsa da, tüm bilinçli işçiler, bu günü bayram olarak geçirmiyor. İşçi sınıfının tüm tarihi, dünyada olduğu gibi Türkiye'de de 1 Mayıs'ı ortaya çıkaran mücadeleler gibi büyük, küçük, uzun, kısa mücadelelerle doludur. Sömürü düzenin sahipleri ve taraftarları, ya bu tarihi unutturmaya ya da çarpıtmaya gayret eder. AKP hükümeti, birkaç yıl çarpıtmaya çalıştı, artık baskıyla unutturma yoluna girdi. Öyle bir baskı ki 12 Eylül generallerini, onların baskılarını sürdüren devlet yöneticilerine ve ANAP siyasetçilerini geride bıraktı. “Demokrasi” maskesini bir süredir çıkaran hükümet, işçi düşmanı yüzünü açıkça gösteriyor. İşçi sınıfı, çetin mücadeleler sonucunda kazandığı hakları kullanmak ve korumak için de yine çetin mücadeleler vermek zorunda. Yoksa patronlar, işçi sınıfının haklarını görmezden geliyor, çiğniyor. Siyasilerde hemen, patronların yaptığını yasa, kural haline getiriyor. Bugün işçi sınıfının çalışma ve yaşam şartları, bunca bilimsel, teknik ve sosyal ilerlemeye rağmen, patronların yaşam ve servetlerine, işçileri mahrum bırakıp kendilerinin yararlandığı olanaklar karşısında, 1 Mayıs'ı yaratan mücadele günlerine yeniden ihtiyaç olduğunu gösteriyor. Dünyanın her yerinde ve Türkiye'de de! İş cinayetlerinde, gelir adaletsizliğinde, ekonomik değil ama sosyal gelişmişlikte, dünya krizinin diğer sanayileşmiş ülkelerdeki kadar henüz vurmadığı halde krizdeki ülkelerden bile çok daha kötü. Diğer taraftan, pek çok açıdan Türkiye'den daha kötü koşulların hatta savaşın olduğu daha geri kalmış ülkelerde bile işçi sınıfı, en azından 1 Mayıs günü, talepleri için yürüyüş yapabildi. Hükümetin izlediği baskıcı siyaset, bugün çıkarları gereği hükümete karşı olan büyük patronların bir kesiminin tepkisini alıyor. İşçilerinin öfkelenip, işlerinin aksamasını istemiyorlar. Bu iki yüzlüler, hükümet “işçi sağlığı ve iş güvenliği”ni kaldırıp “iş sağlığı ve güvenliği”ne dönüştürürken çok memnundu, “iş güvencesi”ni kaldırıp “esnek çalışma”yı getirdiklerinde de “toplusözleşme”yi yok edip “asgari ücret”i getirdiklerinde de. Her türlü işçi hakkının kısıtlanmasında hiç şikayet etmediler. Büyük sermaye, kitlelerin hükümete karşı öfkesini, hükümeti sıkıştırıp büyük devlet ihalelerinden kâr ve rant elde etmek amacıyla kullanmak istiyor. Her 1 Mayıs öncesi işçi sınıfının sözde büyük önderleri pozuna yatan sendika bürokratları da, düzenin her zaman başvurduğu, şu veya bu yolla işçi sınıfını bölme siyasetinin, işçi sınıfı içindeki temsilcileri gibi çalışıyor. İstisnai birkaç yıl dışında, sendika bürokratları, sorunları ortak, çözüm yolu ortak olan işçileri bölmenin bahanesini buluyor ve ondan vazgeçmiyor. Meydan için bu kadar direnen bürokratları, işçilerin hiçbir mücadelesinde aynı kararlılıkta, aynı gayrette görmek mümkün değil! Birlik, mücadele ve dayanışma, ne bürokratların ne de sadece çıkarları gereği bugün hükümete karşı olanların istediği gibi olur. İşçi sınıfının ihtiyaç duyduğu, işyerlerinden başlayan, sınıf temellerinde ve kendi patronundan, patronların sömürü düzenini hedef alan temellerde olur. Bunu geçmişte olduğu gibi bugünde gerçekleştirme gücü olan tek sınıf, özgür bir dünya kurma gücü olan işçi sınıfıdır! Bizim tüm ümidimiz ve çabamız bu yöndedir. (02.05.2014)

Ana sayfa | İletişim | Site planı | |

Site yaşamını izle tr  Site yaşamını izle Arşiv  Site yaşamını izle Arşiv 2014  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi Sayı : 191 - 2 Mayıs 2014  Site yaşamını izle Başyazı   ?