Sinif Mucadelesi

“Halam Geldi” çocukların kabusu

Pazar 9 Şubat 2014
Yönetmenliğini Erhan Kozan'ın yaptığı "Halam Geldi" filmi kısa bir süre vizyonda kaldı. Ancak film, hem konusu hem de konuyu anlatış biçimi açısından izlenmeyi hak ediyor. Filmin ödül almış olan senaryosunu, Kıbrıslı gazeteci Evrim Kanpolat, 1990'lı yıllarda tanık olduğu bir olaydan hazırladı. Filmin çocuk oyuncuları, olayın geçtiği Kıbrıs’ın Akıncılar köyünde yaşıyor ve ilk kez oyunculuk yaptılar. Çok da başarılı oldular. Çocuk gelinler ve akraba evlilikleri üzerine eğilen film, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde farklı kültürlerin iç içe bulunduğu Akıncılar köyünde, Diyarbakır’dan göç etmiş ailelerin 3 küçük kızının yaşadığı acı dolu günleri seyircisi ile paylaşıyor. Film, aynı zamanda, çok sınırlı olsa da, Kıbrıs'ın kuzeyi ve güneyi arasındaki sınır sorununu da insani yönleriyle ele alıyor. Filme adını verin “Halam Geldi”, Reyhan ile Huriye’nin, ailelerinin geleneklerine göre, daha önce kararlaştırılmış bir akrabayla evlendirilmelerinin zamanın geldiğini anlatan bir şifre. Esas olarak, akraba evliliğinin nedeni olan sakat çocuklara ve evlenmek istemeyen çocukların acılarına odaklanıyor, film. Kız çocuklarının baskıyla, şiddetle, eğitimden kopartılarak, bazen de altınla, süslü gelinliklerde kandırılarak hayatlarının yok edilişi gözler önüne seriliyor. Akraba evliliği, sakat doğumlar ve çocuk istismarı, göçmen Kürt ailelerin adaya getirdikleri bir sorun olarak sunuluyor ve geleneksel bir sorun izlenimi veriyor, başlangıçta. Ancak filmde, bu suçun, göçmen ya da değil, tüm köyün görmezden gelişiyle ortaklaşa işlendiğini, erkek egemenliğinin ve kadına yönelik şiddetin de bu sayede sürdürüldüğünü görmek mümkün. Sınır nedeniyle sorun yaşayan bir köylüye herkes sahip çıkarken, hem evlendirilen çocuklar hem de dövülen kadın için kimse kılını kıpırdatmıyor. Benzer şekilde babalar veya sözde “kocalar” çocukları istismar etmek istediklerinde karşılarına yasalar çıktığında, bürokratik engelleri rüşvet yoluyla rahatça geçebiliyor. Böylece sözde dışarıdan gelen “töre” yaşayacak zemin buluyor. Buna isyan eden bir çocuk ve çocuğunun zorlamasıyla isyan eden bir anne dışında, toplumdan bulduğu açık veya gizli destekle veya en azından suskunlukla töre, geçmişin değil, günün uygulaması oluyor ve sürüyor. İşte filmi güzel kılan ve seyredenin içini acıtan tüm bunları göstermesidir. Daha da hüzünlüsü, tam da bir çocuk gelinin öldüğü günlerde çok kısa bir süre gösterimde kalmasıdır. Yine de filmi bulmak ve izlemenin sinema dışında seçenekleri var ve bu çabayı hak ediyor.

Ana sayfa | İletişim | Site planı | |

Site yaşamını izle tr  Site yaşamını izle Arşiv  Site yaşamını izle Arşiv 2014  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi Sayı : 188 - 1 Şubat 2014  Site yaşamını izle Sinema... Sinema... Sinema...   ?